F KORAY ALTUNAY, MEHMET GÖKÇÜ, ERAY ÇALIŞKAN, ORHAN GELIŞEN, SEFA ARLIER
Gynecology Obstetrics & Reproductive Medicine - 2003;9(2):105-108
Bu prospektif çalışmada postmenopozal, hormon replasman tedavisi almayan kanamalı hastalarda uterin ve endometriyal arterlerdeki Doppler ölçüm değerlerinin, endometriyal kalınlık ve histopatolojik sonuçlarla karşılaştırılarak, benign malign ayrımında kullanılabilirliği araştırılmıştır. SSK Ankara Doğumevi ve Kadın Hastalıkları Eğitim Hastanesi'ne Ocak 2000-Ocak 2001 tarihleri arasında postmenopozal kanama şikayeti ile başvuran 83 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların anamnezleri ve jinekolojik muayeneleri kaydedildi. Küretaj öncesi litotomi pozisyononda 6.5 MHz problu Hitachi Ultrasound Scanner (EUB-55,Tokyo) ile Doppler ölçümleri yapıldı. Tüm pelvik yapılar detaylı olarak incelendi ve kaydedildi. Bütün hastalara endometriyal küretaj izinleri alınarak uygulandı. Histopatolojik tanı altın standart olarak kabul edildi. Endometriyal biyopsi sonuçlarının 72'si benign (%86.8), 11'i benign (%13.2) olarak saptandı. Benign olguların endometriyal kalınlık ortalamaları 11.09±5, malign olgularınki 17.45±6.9 olarak bulundu ve aralarındaki fark istatistiksel olarak anlamlıydı. Bu iki grubun uterin ve endometriyal arter PI, RI ve Vmax' ları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı. Sonuç olarak, postmenopozal kanamalı hastalarda ve yüksek risk grubundaki kadınlarda renkli Doppler USG'nin benign malign ayrımında kullanılabileceği ve tanı için yapılan probe küretajın yerini almasa bile bu girişimi daha spesifik bir hasta grubuna indirgeyebileceği düşüncesine varılmıştır.