TRAVMATİK JEJUNOİLEAL PERFORASYON NEDENİYLE CERRAHİ UYGULANAN HASTALARIN KLİNİK ÖZELLİKLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: 10 YILLIK DENEYİM

MUSTAFA YENİ, MESUD FAKİRULLAHOĞLU, DENİZ ÖÇAL

Ağrı Tıp Fakültesi Dergisi - 2023;1(1):5-8

Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği, Erzurum, Türkiye

 

Amaç: Bu çalışmada travma nedeniyle jejunum ve ileumda perforasyon nedeniyle cerrahi uygulanan hastaların klinik özellikleri araştırılmıştır. Gereç ve Yöntem: Üçüncü basamak bir sağlık kuruluşunda Ekim 2012 ile Ekim 2022 tarihleri arasında travmatik jejunoileal perforasyon nedeniyle cerrahi uygulanan hastalar retrospektif olarak tespit edildi. Hastaların demografik verileri, travma verileri ve takip verileri araştırıldı. Travma türlerine göre komplikasyon ve mortalite durumu uygun istatistiki testler ile karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışma kriterlerine uyan 36 hasta mevcut olup hastaların 35’i (%97,2) erkek cinsiyette idi. Hastaların ortalama yaşı 37,16±14,68 yıl (18-75) idi. 29 (%80,6) hastaya penetran yaralanma nedeniyle ve 7 (%19,4) hastaya künt travma nedeniyle acil cerrahi uygulandı. 23 (%63,9) hastada jejunum perforasyonu ve 12 (%33,3) hastada ileum perforasyonu mevcuttu. Travma cerrahileri sırasında hiçbir hastaya ostomi açılması gerekmezken; 5 (%13,9) hastaya perforasyon alanı primer tamiri ve 30 (%86,1) hastaya yaralanan bağırsak segment rezeksiyon anastomozu uygulandı. Postoperatif dönemde 12 (%33,3) hastada komplikasyon gelişmiş olup, künt travma sonrası komplikasyon oranı penetran travmadan daha yüksek idi (%71,4’ye karşın %24,1; p=0,029). Çalışmamızın mortalite oranı %2,8 olup, penetran travmaya bağlı mortalite künt travma mortalitesinden daha fazla olmasına rağmen istatistiki anlamlılık yoktu (%3,4’e karşın %0; p=1.000). Sonuç: Bağırsak yaralanmaları künt veya delici karın yaralanmalarından kaynaklanabilen, kliniği travmanın cinsine ve şiddetine bağlı olarak değişkenlik gösteren bir klinik tablodur. İlk bakıda hastaların hemodinamik stabilite durumu değerlendirilmeli ve stabil olmayan hastalarda gerekli durumlarda acil laparotomi seçeneği akılda bulundurulmalıdır. Hemodinamik olarak stabil hastalarda ise görüntüleme yöntemlerine başvurulmalı ve görüntüleme yöntemlerinden elde edilen veriler doğrultusunda acil laparotomi ve ameliyatsız takip seçeneklerine başvurulmalıdır.