TRAVMATİK POSTERİOR MENİSKÜS KÖK YIRTIKLARINDA ARTRİKÜLER YÜZEYİ KORUYAN PİNHOLE TRANSTİBİAL TEKNİK İLE STANDART PULL-OUT ONARIMIN KLİNİK VE RADYOLOJİK KARŞILAŞTIRMASI

Mehmet Can GEZER, Mahircan DEMİR

Ulusal Travma ve Acil Cerrahi Dergisi - 2026;32(6):727-734

Department of Orthopedics and Traumatology, Mamak State Hospital, Ankara- Türkiye

 

AMAÇ: Travmatik Posterior menisküs kök yırtıkları menisküsün stres mekanizmasını bozarak menisküsün ekstrüzyonuna ve erken dönemde osteoartrit gelişimine yol açmaktadır. Transtibial pull-out onarımı menisküs kök tamiri için yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir; ancak 4,5 mm çapında tibial tünel açılması kök ayak izi bölgesinde iyatrojenik kıkırdak ve kemik defektlerine neden olabilmektedir. Bu çalışmanın amacı eklem yüzeyinde frezleme gerektirmeyen, açıklığı koruyan modifiye tekniğin standart pull-out yöntemi ile karşılaştırılarak klinik ve radyolojik sonuçlarının değerlendirilmesidir. GEREÇ VE YÖNTEM: Aralık 2021 ile Aralık 2024 tarihleri arasında travmatik posterior menisküs kök yırtığı bulunan 60 hasta retrospektif olarak çalışmaya dahil edilmiştir. Hastalar iki gruba ayrılmıştır. Birinci gruba 4.5 mm çapında tibial tünel açılarak standart pull-out onarımı yapılan 30 hasta dahil edildi. İkinci gruba eklem yüzeyinde frezleme yapılmadan modifiye pinhole tekniği uygulanan 30 hasta dahil edildi. Her iki grupta da fiksasyon kortikal postfiksasyon vidası ile yapıldı. Hastaların klinik değerlendirmeleri ameliyat öncesinde, ameliyat sonrası altıncı ve on ikinci aylarda yapılmıştır. Fonksiyonel değerlendirmede Lysholm diz skoru (Lysholm), Uluslararası Diz Dokümantasyon Komitesi skoru (International Knee Documentation Committee), Diz Yaralanması ve Osteoartrit Sonuç Skoru (Knee Injury and Osteoarthritis Outcome Score) ve görsel analog ağrı skoru (Visual Analogue Scale) kullanılmıştır. Radyolojik değerlendirme manyetik rezonans görüntüleme ile yapılmış ve menisküs ekstrüzyonu ile iyileşme durumu (tam, kısmi, başarısız) incelenmiştir. BULGULAR: Her iki grupta da fonksiyonel skorlar ameliyat öncesine göre anlamlı düzeyde artış göstermiştir (p<0.001). On ikinci ay değerlendirmesinde modifiye pinhole tekniği uygulanan grupta Lysholm diz skoru, Uluslararası Diz Dokümantasyon Komitesi skoru ve Diz Yaralanması ve Osteoartrit Sonuç Skoru standart pull-out grubuna göre anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur. Görsel analog ağrı skorundaki iyileşme ise iki grup arasında benzer bulunmuştur. Menisküs ekstrüzyonu her iki grupta da artmış olmakla birlikte, artış miktarı modifiye pinhole grubunda daha düşük saptanmıştır. Tam iyileşme oranı modifiye pinhole grubunda %80, standart pull-out grubunda ise %60 bulunmuştur. Çalışma süresince majör komplikasyon izlenmemiştir. SONUÇ: Posterior menisküs kök yırtıklarının onarımında her iki teknik de tatmin edici sonuçlar sağlamaktadır. Bununla birlikte eklem yüzeyinde açıklığı koruyan ve frezleme gerektirmeyen modifiye pinhole tekniği daha iyi fonksiyonel iyileşme, daha düşük menisküs ekstrüzyon progresyonu ve daha yüksek tam iyileşme oranı ile üstünlük göstermektedir. Eklem yüzeyinde iyatrojenik hasarın en aza indirilmesi menisküs kök onarımının başarısını artırabilir.