Kenan Çalışkan, Necmi Baykan
Journal of Anatolian Medical Research - 2026;11(1):12-18
Amaç: Bu çalışmada, acil servise travmatik ve non-travmatik nedenlerle kardiyopulmoner arrest olarak kabul edilen hastaların demografik özelliklerinin, laboratuvar bulgularının ve klinik süreçlerinin değerlendirilerek mortalite ile ilişkili faktörlerin belirlenmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntemler: Bu retrospektif, tek merkezli çalışmaya üçüncü basamak bir acil servise kardiyopulmoner arrest ön tanısı ile kabul edilen hastalar dahil edildi. Hastalar arrest etiyolojisine göre travmatik ve non-travmatik nedenli olarak sınıflandırıldı. Demografik veriler, başvuru zamanı, arrest etiyolojisi, yoğun bakım yatış durumu, laboratuvar parametreleri (arteriyel kan gazı pH değeri ve serum laktat düzeyi) ile acil serviste bekleme süreleri hastane otomasyon sistemi üzerinden elde edildi. Bulgular: Çalışmaya toplam 434 hasta dahil edildi. Hastaların 342'si (%78,8) acil serviste ölürken, 92'si (%21,2) yoğun bakıma yatırıldı. Ölen hastaların yaş ortalaması sağ kalan hastalara göre anlamlı derecede daha yüksek bulundu (p=0,033). Yoğun bakım mortalitesi %76,1 olarak saptandı. Ölen hastalarda başvuru anında ölçülen kan pH değerinin anlamlı derecede düşük (p=0,016) ve laktat düzeyinin anlamlı derecede yüksek olduğu (p=0,011) gözlendi. Arrest etiyolojisinin travmatik veya non-travmatik olması ile mortalite arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptanmadı (p>0,05). Yoğun bakıma yatan hastalarda kabul anında alınan kan pH ve laktat düzeylerinde medikal ve travmatik grup arasında anlamlı fark olmadığı görüldü (p>0,05). Sonuç: Acil servise kardiyopulmoner arrest nedeniyle kabul edilen hastalarda ileri yaş, düşük pH ve yüksek laktat düzeyleri mortalite ile ilişkili önemli prognostik faktörlerdir. Arrest etiyolojisinin travmatik veya non-travmatik olması mortalite üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark göstermemiştir.