AHMET KAYA, HAVVA BELMA KOÇER, YEŞİM AKDENİZ
Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıp Dergisi - 2023;56(1):11-14
AMAÇ: Triple negatif meme kanseri, tüm meme kanseri vakalarının yaklaşık %10-15’ini oluşturan çok agresif bir meme kanseri türüdür. Adjuvan kemoterapi uygulamasına rağmen 5 yıllık hastalıksız sağ kalım oranları diğer tiplere göre daha düşüktür. Tedaviye yanıt hastaların uzun vadeli sonuçlarını gösterebilir. Bazı çalışmalara göre patolojik tam yanıt hastalıksız sağkalım ve genel sağkalım ile ilişkilidir. Neoadjuvan kemoterapi sonrası rezidüel hastalık tümörün tedaviye direncini gösterir. Bu çalışmanın amacı, patolojik tam yanıt ile tümör özellikleri arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: 2015-2022 yılları arasında tek merkezde neoadjuvan kemoterapi sonrası opere edilen 53 triple negatif meme kanseri hastasının verileri retrospektif olarak incelendi. Veriler, SPSS IBM sürüm 25 kullanılarak tanımlayıcı ve çıkarımsal istatistiklerle analiz edildi. BULGULAR: Yaşları 28-81 arasında olan (ortalama: 50,7) 53 hastanın değerlendirilmesinde, hastaların 21’inde (%39,6) patolojik tam yanıt elde edilirken, 32’sinde (%60,4) kısmi yanıt alındığı veya yanıt alınamadığı saptandı. Neoadjuvan kemoterapi öncesi aksiller lenf nodu metastazı olmaması, yüksek Ki-67 proliferasyon indeksi ve metastatik LN’de ekstrakapsüler invazyonun olmaması patolojik tam yanıt ile ilişkili olarak tespit edildirken diğer klinikopatolojik parametrelerin sonuçlara etkisi olmadığı görüldü. TARTIŞMA: Ki-67 proliferasyon indeksi yüksek olan ve aksiller tutulumu olmayan hastaların neoadjuvan kemoterapiden sonra patolojik tam yanıt alma olasılığı daha yüksektir. SONUÇ: Eldeki veriler incelendiğinde Ki-67 proliferasyon indeksi yüksek olan ve koltuk altı lenf nodu tutulumu olmayan hastalarda patolojik tam yanıtın yüksek olması nedeniyle prognozun da daha iyi olabileceği öngörülebilir.