Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

TROMBOLİTİK TEDAVİ UYGULANARAK REPERFÜZYON SAĞLANAN AKUT MİYOKARD İNFARKTÜSLÜ OLGULARDA PERİFERİK MONOSİTOZ İLE MİYOKARD HASARININ İLİŞKİSİ

İBRAHİM BARAN, AYSEL AYDIN KADERLİ, BÜLENT ÖZDEMİR, ERTUĞRUL MEHMETOĞLU, SÜMEYYE GÜLLÜLÜ, ALİ AYDINLAR

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2005;31(2):95-98

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı, Bursa

 

Akut miyokard infarktüsü sonrası infarktüs alanının iyileşmesinde monosit ve makrofajların rolü olduğu bilinmektedir. Ortaya çıkan iyileşme ile miyokardın yerine bağ dokusu geçerek sol ventrikül fonksiyonunun bozulmasına neden olmaktadır. Çalışmamız, akut ST elevasyonlu miyokard infarktüsü (Mİ) sonrası sol ventrikül fonksiyonları ile periferik kandaki monositoz arasındaki ilişkiyi değerlendirmek üzere planlandı. Çalışmaya akut Mİ tanısıyla yatırılıp, trombolitik tedavi uygulanan ve reperfüzyon sağlanan 30 olgu alındı. Olgularda başvuruda, 2-4'üncü günlerde hemogram, 3-5. günler arasında ekokardiyografik değerlendirme yapıldı. Hastaların bazal ve 4. günde periferik kanda bulunan monosit, nötrofil yüzdeleri, lökosit sayıları ile sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu karşılaştırıldı. Ejeksiyon fraksiyonu, olguların 17'sinde %45'in altında (grup I), 13'ünde % 45'ten yüksek (grup II) bulundu. Grup I'de 4. gündeki monosit yüzdesinde bazale göre anlamlı miktarda artış (grup I'de %5.2±4.4-%10.8±3.0, p<0.001) izlenirken, grup II'de anlamlı farklılık gözlenmedi (Grup II %7.3±3.1-7.7±2.5, p<0.001 ). Sonuç olarak akut Mİ sonrası periferik kandaki monosit oranı artışının, sol ventrikül hasarının göstergesi olabileceği görüşüne varıldı.