Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

TTF-1 BEYİN TÜMÖRLERİNİ METASTAZDAN AYIRMADA GÜVENİLİR BİR BELİRTEÇ OLMAYABİLİR

BETÜL ÜNAL, ŞENAY YILDIRIM, CEM SEZER, DİNÇ SÜREN

Türk Patoloji Dergisi - 2014;30(3):201-205

Department of Pathology, Akdeniz University, Faculty of Medicine, ANTALYA, TURKEY

 

Amaç: TTF-1 akciğer ve tiroid tümörleri için yaygın kullanılan immünohistokimyasal bir belirteçtir. Ayrıca diğer bölgelerin tümörlerinde de TTF-1 ekspresyonu tanımlanmıştır. Ancak primer beyin tümörlerinde TTF-1 ekspresyonu varlığı belirsiz ve net olarak ifade edilmemiştir. Biz primer beyin tümörlerinde tümör tipi ve derecesi ile karşılaştırmalı olarak TTF-1’in iki klonuna ait ekspresyonu araştırdık. Gereç ve Yöntem: Farklı tip ve derecelerde 45 primer beyin tümöründe doku mikro array yöntemi kullanarak her iki TTF-1 klonu (8G7G3/1 ve SPT24) çalışıldı. Olgularımız; astrositik tümör derece I (1 olgu), derece II (7 olgu), derece III (4 olgu), derece IV (20 olgu) ve 9 meninjiom, 2 oligodendrogliom, 1 schwannom ve 1 medülloblastomdan oluşmaktaydı. Bulgular: SPT-24 klonunu kullanarak 4 olguda (3 olgu derece 4 ve 1 olgu derece 3) nükleer TTF-1 boyanması bulduk. Üç olgu fokal ve zayıf boyanma, 1 olgu ise orta-şiddetli ve diffüz boyanma şeklinde idi. Tüm tümörler 8G7G3/1 klonu ile negatif idi. SPT24 klonu daha sensitif ama az spesifiktir. Sonuç: TTF-1 özellikle derece 3 ve 4 olmak üzere primer beyin tümörlerinde eksprese olabilir. TTF-1 ekspresyonu geçmiş çalışmalarda nadir izlenen bir bulgu olup, şiddetli ve diffüz boyanma günümüze kadar hiç bildirilmemiştir. Yüksek dereceli astrositik tümörlerde TTF-1 nükleer ekspresyonu, boyanma kuvvetli ve diffüz olsa bile primeri dışlayamaz düşüncesindeyiz. Ayırıcı tanı için klinik ve patolojik parametreler birlikte değerlendirilmelidir.