Santosh Ramesh ACHWANI, Natarajan SURESH, R. GAYATHRI, V. Jhansi LAKSHMI, Rajkumar Krishnan VASANTHI, Abhijit DUTTA
Gazi Medical Journal - 2026;37(3):450-459
Çoklu ilaca dirençli ve yaygın ilaca dirençli tüberküloz vakalarının artması ve Mycobacterium tuberculosis (Mtb) ile insan immün yetmezlik virüsü (HIV) arasındaki sürekli sendemik etkileşim, küresel tüberküloz yükünü önemli ölçüde artırmıştır. Bu zorluklar, konak direncini düzenleyen immünolojik mekanizmaları ve Mtb tarafından kullanılan karmaşık virülans stratejilerini anlamaya yönelik bilimsel ilgiyi yeniden canlandırmıştır. Tüberküloz enfeksiyonu tipik olarak, akciğer mikroortamındaki alveoler makrofajlar tarafından ilk kez karşılaşılan aerosol halindeki basillerin solunmasıyla başlar. Ön cephe immünolojik bekçileri olarak hareket eden bu hücreler, Toll benzeri reseptörler, C tipi lektin reseptörleri, dendritik hücreye özgü hücreler arası yapışma molekülü-3 yakalayan non-integrin ve nükleotid bağlayıcı oligomerizasyon alanı benzeri reseptörler de dahil olmak üzere çeşitli patern tanıma reseptörleri aracılığıyla korunmuş mikrobiyal paternleri tanır ve böylece hücre içi antimikrobiyal ve inflamatuar sinyal yollarını aktive eder. Tüberküloz immünolojisi kapsamlı bir şekilde araştırılmış olsa da, önceki incelemeler büyük ölçüde geleneksel immün yollara odaklanmış ve Mtb tarafından genişletilmiş gama delta (gammadelta) T hücrelerinin immünoterapötik potansiyeline nispeten sınırlı bir dikkat göstermiştir. Genişleme mekanizmalarını, immünomodülatör fonksiyonlarını ve tüberküloz immünoterapisindeki translasyonel önemini ele alan kapsamlı bir sentez yeterince araştırılmamıştır. Sonuç olarak, tüberküloza karşı konak savunmasında gammadelta T hücrelerinin ortaya çıkan rolünün odaklanmış bir değerlendirmesi gereklidir. Bu inceleme, tüberkülozda gammadelta T hücrelerinin immünolojik fonksiyonları ve terapötik önemine ilişkin bütünleşik bir genel bakış sunmaktadır. Mtb enfeksiyonu sırasında gammadelta T hücrelerinin rolünü tartışarak, erken antimikrobiyal yanıtlarını ve doğuştan gelen bağışıklığa katkılarını vurgulamaktadır. İnceleme ayrıca, gammadelta T hücreleri ile dendritik hücreler arasındaki etkileşimleri inceleyerek, antijen sunumu ve immün modülasyondaki işbirlikçi rollerini vurgulamaktadır. Bu derlemede, Mtb enfeksiyonu sırasında gammadelta T hücre aktivasyonu, etkileşimleri ve olgunlaşmasının altında yatan mekanizmalar ele alınmaktadır. Son olarak, geleneksel tüberküloz tedavisini tamamlayıcı potansiyel konakçı odaklı yaklaşımlar olarak ortaya çıkan gammadelta T hücre tabanlı immünoterapötik stratejiler araştırılmaktadır. gammadelta T hücre biyolojisindeki ve tüberküloz bağışıklığındaki rollerinin anlaşılmasındaki son gelişmelerin bir araya getirilmesiyle, bu derleme literatürdeki mevcut boşlukları ele almakta ve giderek artan ilaç dirençli tüberküloza karşı yenilikçi terapötik müdahaleler için potansiyel hedefleri vurgulamaktadır.