Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

TÜBERKÜLOZ PERİTONİT TANISI ALAN PEDİYATRİK OLGULARDA KLİNİK VE LABORATUVAR BULGULARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

Uğur DEVECİ, Yaşar DOĞAN, Ahmet Kürşat POYRAZ, İlknur ÇALIK, Ünal BAKAL, Abdullah Murat KAYAOKAY, Şükran AKGEYİK, Ferhat KARAKOÇ, Hatice Karaoğlu ASRAK, Mustafa HAYIRLIDAĞ

Çocuk Enfeksiyon Dergisi - 2026;20(1):36-42

Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Gastroenteroloji Kliniği, Elazığ, Türkiye

 

Giriş: Tüberküloz peritonit çocuklarda nadir görülen bir klinik durumdur. Tanıda halen zorluklar vardır. Bu nedenle, laparoskopik biyopsi ile tüberküloz peritonit tanısı konulan pediyatrik vakalar bu çalışmada değerlendirilmiştir. Gereç ve Yöntemler: Çalışmaya 2005-2024 yılları arasında kliniğimizde tüberküloz peritonit tanısı konulan beş pediyatrik olgu dahil edildi. Hastaların demografik, klinik, laboratuvar bulguları, tanı testleri ve taburcu olduktan sonraki klinik takiplerine ilişkin veriler hastane kayıtlarından incelendi. Bulgular: Hastaların üçü kız, ikisi erkekti. Ortalama yaş 12 +/- 3 yıldı. Şikayetlerin ortanca süresi 57 gündü (aralık: 15 ve 90 gün). Hiçbir vakada tüberküloz teması öyküsü saptanmadı. En sık görülen şikayet karın şişkinliğiydi. Assit, fizik muayenede en sık görülen bulguydu. Tüberkülin deri testi ve interferon gama salınım testi yalnızca bir vakada pozitifti. Assit sıvısındaki ortalama adenozin deaminaz düzeyi 65 UI/dL idi. Bu vakada, assit sıvısında ve balgam kültüründe tüberküloz basili izole edildi. Tüm olgularda serum/assit albümin gradiyenti 1.1 g/dL'nin altındaydı. Hastalara yapılan abdominal ultrasonografide assit ve abdominal bilgisayarlı tomografide assitle birlikte peritoneal kalınlaşma saptandı. Laparoskopik incelemede peritoneal kalınlaşma ve tüberoz yapılar görüldü. Sonuç: Assitli hastaların ayırıcı tanısında tüberküloz peritonit de düşünülmelidir. Erken tanı ve tedavi, laboratuvar ve radyolojik incelemelerle birlikte laparoskopik biyopsi sayesinde mümkündür. Bu şekilde hastalığa bağlı mortalite ve morbidite önlenebilir.