TÜM ALBÜMİN ORANLARI EŞİT DEĞİLDİR: ST ELEVASYONLU MİYOKARD ENFARKTÜSÜ SONRASI STENT İÇİ RESTENOZ ÖNGÖRÜSÜNDE DÖRT BİYOBELİRTECİN KARŞILAŞTIRMALI ANALİZİ

Ali DUYGU, Fahri ER, Alkame AKGÜMÜŞ, Ahmet BALUN

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2026;52(1):1-9

Bandırma Onyedi Eylül University Faculty of Medicine, Department of Cardiology, Bandırma, Balıkesir, Türkiye

 

Bu çalışmanın amacı, ST-elevasyonlu miyokard enfarktüsü (STEMI) nedeniyle birincil perkütan koroner girişim (PCI) uygulanan hastalarda, dört albümin temelli biyobelirteç oranının - CRP/albümin oranı (CAR), trombosit/albümin oranı (PAR), kalsiyum/albümin oranı (CALR) ve ürik asit/albümin oranı (UAR) - in-stent restenoz (ISR) gelişimini öngörmedeki karşılaştırmalı değerini araştırmaktır. Ocak 2020-Ocak 2025 tarihleri arasında birincil PCI uygulanan 608 STEMI hastası retrospektif olarak değerlendirildi; ortanca takip süresi 59,3 ay (IQR: 52,5-67,0) olup 63 hastada (%10,4) ISR gelişti. Dört oranın restenoz ile ilişkisi univariable ve multivariable lojistik ve Cox regresyon analizleri, ROC eğrisi analizi ve kısıtlı kübik spline (RCS) modellemesiyle değerlendirildi. Dört biyobelirteç de restenoz (+) grupta anlamlı olarak yüksekti ve ROC analizinde anlamlı ayırt edicilik gösterdi (UAR AUC=0,741, CALR AUC=0,710, CAR AUC=0,632, PAR AUC=0,614). Çok değişkenli lojistik regresyonda dört oran da bağımsız prediktördü; ancak çok değişkenli Cox regresyon analizinde CAR anlamlılığını kaybederken (HR=1,28, p=0,071), UAR (HR=2,93, p<0,001), CALR (HR=2,97, p<0,001) ve PAR (HR=1,16, p=0,010) bağımsız prediktör olma özelliğini korudu. RCS analizinde CAR, CALR ve UAR doğrusal olmayan (eşik-tipi), PAR ise doğrusal bir doz-yanıt ilişkisi gösterdi. Sonuç olarak, CALR ve UAR hem kesitsel hem uzun dönem ISR riskinin güçlü ve tutarlı bağımsız prediktörleri olarak öne çıkarken, CAR'ın prediktif değeri esas olarak kesitsel değerlendirmeyle sınırlı kalmıştır.