Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

TÜRK GERİATRİK BİREYLERİNDE BESLENME DURUMU İLE FONKSİYONEL KAPASİTE, KIRILGANLIK VE DEPRESYON ARASINDAKİ İLİŞKİ: KESİTSEL BİR ÇALIŞMA

Recep AKTAŞ, Hilal KALE AKTAŞ, Gizem ÖZAN, Tuğba ERBEY, Meryem Ümit KURBAN

Pamukkale Tıp Dergisi - 2026;19(2):275-288

Uşak Training and Research Hospital, Uşak

 

Amaç: Bu çalışmanın amacı, yaşlı bireylerde beslenme durumu ile fonksiyonel kapasite, kırılganlık ve depresyon arasındaki ilişkileri incelemek ve bu değişkenlerin beden kitle indeksi ile olan etkileşimini değerlendirmektir . Gereç ve yöntem: 01 Ocak 2024 ile 31 Ocak 2025 tarihleri arasında başvuran hastaların kayıtları incelenerek yürütülen retrospektif kesitsel olarak yapılan bu çalışmaya, yaş ortalaması 74,2+/-6,5 yıl olan ve %61,1'i kadın olan 417 yaşlı birey dahil edilmiştir. Beslenme durumu Mini Nütrisyonel Değerlendirme ile, fonksiyonel kapasite KATZ ve Lawton-Brody indeksleriyle, kırılganlık durumu Klinik Kırılganlık Skoru ile ve depresyon durumu Geriatrik Depresyon Ölçeği ile değerlendirilmiştir. Fiziksel performans kalk-yürü ve otur-kalk testleriyle ölçülmüştür. İstatistiksel analizlerde Spearman korelasyon katsayısı ve Kruskal-Wallis testi kullanılmıştır. Bulgular: Mini Nütrisyonel Değerlendirme skorları, hem temel (Katz, rho=0,35; p<0,001) hem de enstrümantal (Lawton-Brody, rho=0,32; p<0,001) günlük yaşam aktiviteleri ile pozitif korelasyon göstermiştir. Mini Nütrisyonel Değerlendirme ile Klinik Kırılganlık Skalası arasında anlamlı negatif bir korelasyon gözlenmiştir (rho=-0,30; p<0,001). Mini Nütrisyonel Değerlendirme ayrıca fiziksel performans testleri ile zayıf fakat anlamlı pozitif korelasyonlar göstermiştir. Vücut Kitle İndeksi ile Mini Nütrisyonel Değerlendirme arasında pozitif bir korelasyon bulunmuştur (rho=0,38; p<0,001); daha düşük Vücut Kitle İndeksi ise artmış kırılganlık (rho=-0,21; p<0,001) ve temel günlük aktivitelerde azalma (Katz, rho=0,16; p=0,001) ile ilişkilendirilmiştir. Ayrıca, Mini Nutritional Assessment puanları ile Geriatrik Depresyon Ölçeği arasındaki korelasyon zayıf olup istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (rho=-0,04, p=0,210). Sonuç: Bu çalışma, yeterli beslenmenin yaşlı yetişkinlerde fonksiyonel bağımsızlığın korunmasında, kırılganlığın azaltılmasında ve fiziksel performansın desteklenmesinde kritik bir rol oynadığını vurgulamaktadır. Bununla birlikte, beslenme durumu ile depresif belirtiler arasındaki ilişki zayıf bulunmuş ve istatistiksel olarak anlamlılık göstermemiştir. Beslenme durumu, geriatrik değerlendirmelerin temel bir bileşeni olmalı ve multidisipliner müdahalelerle ele alınmalıdır.