Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

TÜRK SEMPTOM SKORU, MAKSİMAL ÜRETRAL AKIM HIZI, REZİDÜEL İDRAR HACMİ, FONKSİTONEL URETRAL UZUNLUK, PROSTATİK URETRAL UZUNLUK VE PROSTATEKTOMİ SONRASI ENKONTİNANS ARASINDAKİ İLİŞKİ

KÜRŞAT ÇEÇEN, MUSTAFA GÜNEŞ, SABAHATTİN AYDIN

Kafkas Tıp Bilimleri Dergisi - 2013;3(3):122-128

Kafkas Üniversitesi Tıp Fakültesi, Üroloji AD, Kars

 

AMAÇ: Bazı tanısal parametrelerin prostatektomi sonrası kontinans kazanımına etkilerini belirlemek amaçlandı. YÖNTEM: Çalışmaya prostatektomi endikasyonu konulmuş 75 hasta dahil edildi ve ameliyat öncesi rezidüel idrar volümü, maksimum idrar akım hızı, prostatik üretra uzunluğu, fonksiyonel üretra uzunluğu, Türk semptom skoru ve yaşları kaydedildi. Tarafımızca belirlenen inkontinans skorlaması kullanılarak ameliyat öncesinde ve sonda çekildikten sonraki 1. gün, 15. gün, 30. gün ve 90. günlerde hastalarda inkontinans sorgulandı. BULGULAR: Ameliyat öncesi hastaların %36’sında, sonda çekildikten sonraki 1. günde %93’ünde, 15. günde %32’sinde, 30. günde %15’inde ve 90. günde %12’sinde inkontinans olduğu belirlendi. Çalışmada sonda çekildikten sonraki 15.günde yaşa göre inkontinans vakalarının dağılım oranları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu. Ancak diğer takip günlerinde bu anlamlı farkın kaybolduğu tespit edildi. Yapılan ameliyat tiplerine göre inkontinans vakalarının dağılım oranları arasında 3 aylık takip döneminde anlamlı bir fark bulunamadı. Ameliyat öncesi bakılan Türk semptom skorunun 3 aylık takip döneminde inkontinans vakalarının dağılım oranlarını farklı etkilemediği saptandı. Maksimum idrar akım hızına göre inkontinans vakalarının dağılım oranları arasında sonda çekildikten sonraki 1. gün ve 15. gün istatistiksel olarak anlamlı bir fark yoktu. Ancak 30. ve 90. günlerde istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu görüldü. Ameliyat öncesi ölçülen rezidüel idrar volümünde 3 aylık takip döneminde inkontinans vakalarının dağılım oranlarını farklı etkilemedi. Prostatik üretra uzunluğuna göre inkontinans vakalarının dağılım oranları arasında 3 aylık takip döneminde istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı görüldü. Sonda çekildikten sonraki 1. gün, 15. gün ve 30. günlerde fonksiyonel üretra uzunluğuna göre inkontinans vakalarının dağılım oranları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu ancak 90. günde bu farkın kaybolduğu tespit edildi. SONUÇ: Postprostatektomik inkontinans belirlemede 15 günlük dönemde yaşın, 30 günlük dönemde fonksiyonel üretra uzunluğunun belirleyici faktörler olabileceği, 30. günden 90. güne kadar olan dönemde ise maksimum idrar akım hızının belirleyici bir faktör olabileceği kanısına varıldı. Rezidüel idrar volümü, prostatik üretra uzunluğu ve Türk semptom skorunun ise 3 aylık dönemde belirleyici faktörler olamayacağı sonucuna varıldı.