Şahhan KILIÇ, Süha ASAL
MN Kardiyoloji Dergisi - 2026;33(3):128-137
Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği (TSK SYY), askeri personelin kardiyovasküler açıdan hizmete elverişliliğini dilim sistemi (A-D) çerçevesinde düzenlemekle birlikte, 2015 yılındaki yayımlanmasından bu yana kardiyoloji alanında gerçekleşen paradigmatik kılavuz güncellemelerini henüz yansıtmamaktadır. Bu derleme; TSK SYY'yi ABD Savunma Bakanlığı'nın DoW I 6130.03-V1 belgesiyle kardiyoloji bölümleri itibarıyla sistematik biçimde karşılaştırmakta ve güncel Avrupa Kardiyoloji Derneği (ESC) ile Amerikan Kardiyoloji Koleji/Amerikan Kalp Derneği (ACC/AHA) kılavuzları doğrultusunda mevzuat revizyonuna yönelik kanıta dayalı öneriler sunmaktadır. Karşılaştırmalı analizde; hipertansiyon tanı eşiklerinin 2024 ESC Hipertansiyon Kılavuzu ile uyumsuzluğu, kapak hastalıkları ve aortopati değerlendirmesinde nicel boyutsal kriterlerin yokluğu, Postural Ortostatik Taşikardi Sendromu'nun (POTS) bağımsız bir tanı olarak mevzuatta yer almaması, aritmi sınıflandırmasında cinsiyete özgü QTc eşiklerinin bulunmaması ve miyokardit sonrası yeniden değerlendirme protokolünde kardiyak manyetik rezonans görüntülemenin (CMR) öngörülmemiş olması başlıca yapısal eksiklikler olarak saptanmıştır. Bütünleşik kardiyovasküler risk değerlendirmesi araçlarının ve metabolik sendrom kriterlerinin periyodik sağlık denetimlerine dahil edilmemiş olması da ayrı bir boşluk oluşturmaktadır. Bunların yanı sıra, derin öğrenme tabanlı EKG analizi algoritmalarının ve ulusal e-Nabız kişisel sağlık kaydı altyapısının askerlik muayene süreçlerine entegrasyonu; kitlesel alımlarda tanısal duyarlılığı ve standartlaşmayı artırabilecek somut bir teknolojik fırsat olarak öne çıkmaktadır. 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile gerçekleşen kurumsal yeniden yapılanmanın ardından mevzuat güncelleme kapasitesinin kalıcı biçimde güvence altına alınması amacıyla, Millî Savunma Bakanlığı koordinasyonunda çok paydaşlı bir bilimsel danışma mekanizmasının kurulması önerilmektedir. TSK, SYY kardiyoloji bölümünün uluslararası askeri ve sivil literatürle uyumunun sağlanması hem operasyonel hazırlık düzeyine hem de personel sağlığına yönelik uzun vadeli katkılar sunacaktır.