TÜRKÇE WEB SİTELERİNDEKİ DİJİTAL ÖLÇÜ BİLGİLENDİRME METİNLERİNİN OKUNABİLİRLİĞİ VE ÜÇ FARKLI YAPAY ZEKÂ İÇERİK DEDEKTÖRÜ İLE KARŞILAŞTIRMALI ANALİZİ

Selen ERKUL, Gözde SARAK, Ender KAZAZOĞLU

Yeditepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dergisi - 2026;22(3):211-219

Yeditepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı, İstanbul

 

Amaç: Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de "dijital ölçü" hakkında yayımlanan Türkçe çevrimiçi hasta bilgilendirme metinlerinin okunabilirlik düzeyini belirlemek ve bu metinlerin yapay zekâ ile üretilmiş olma olasılığını üç farklı yapay zekâ içerik tespit aracı ile karşılaştırmalı olarak değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı-kesitsel web tabanlı içerik analizi olarak planlanan çalışmada, Google arama motorunda "dijital ölçü" anahtar terimi ve ilişkili terimler ("dijital ölçü alma", "intraoral tarama", "ağız içi tarama", "dijital diş ölçüsü", "CAD/CAM ölçü") kullanılarak 23/11/2025 tarihinde, Türkiye bölgesi ve Türkçe dil filtresi ile arama yapılmıştır. Dâhil edilme kriterlerini karşılayan 65 web sayfasının metinleri standartlaştırılarak analiz edilmiştir. Okunabilirlik Ateşman Okunabilirlik İndeksi ile değerlendirilmiştir. Yapay zekâ ile üretilmiş olma olasılığı QuillBot, Smodin ve Isgen içerik tespit araçları ile yüzde skor olarak elde edilmiş; metinler <%40, %40-%70 ve >%70 eşiklerine göre üç gruba ayrılmıştır. Bulgular: Yapay zekâ ile hazırlanmış olma olasılığına göre web sitelerinin %57'si (n=37) Grup 1, %31'i (n=20) Grup 2 ve %12'si (n=8) Grup 3 olarak sınıflandı. Gruplar arasında Ateşman skorları açısından anlamlı fark saptanmadı (p>0,05). Dedektörlerin verdiği olasılık skorları arasında anlamlı fark bulundu (p<0,001) ve QuillBot'un diğer araçlara kıyasla daha yüksek skorlar verdiği gözlendi. Sonuç: Dijital ölçüye ilişkin çevrimiçi Türkçe hasta bilgilendirme metinleri genel olarak düşük okunabilirlik düzeyi göstermektedir. Yapay zekâ içerik tespit araçları arasında skorlar açısından belirgin farklılıklar bulunması, bu alanda Türkçe için standardize yaklaşımlara ve doğrulama çalışmalarına ihtiyaç olduğunu düşündürmektedir.