CÜNEYT KÖKSOY
Turkish Journal of Vascular Surgery - 2003;12(3):1-14
Damar hastalıklarının tedavisi ile yıllardır büyük bir özveri ile Kalp ve Damar Cerrahları ile bir kaç üniversitede çalışan çok az sayıda genel cerrah ilgilenmekte olup, ne yazık ki dünya standartlarında bir damar cerrahisi eğitimi verilememektedir. Avrupa'nın bir çok ülkesi ve Amerika Birleşik Devletleri'nin tersine, ülkemizde damar cerrahisi bir uzmanlık dalı değildir. Çağdaş damar cerrahisini en önemli bölümünü oluşturan endovasküler cerrahi ve diğer teknolojik ilerlemeler nedeni ile bir başka dal altında damar cerrahisi eğitimi yeterli olmamaktadır. Bunun yanında gerek sunulan sağlık hizmetinin kalitesi, gerekse bazı vasküler işlemlerinde başarının yapılan vaka sayısının fazlalığı ve tecrübeye bağlı olması nedeni ile damar cerrahisinin artık ayrı bir dal veya yan dal ihtisası olmasını gerekli kılmaktadır. Sağlık Bakanlığı Avrupa Birliği Koordinasyon Dairesi Başkanlığı tarafından Aralık 2002 de yayınlan "Avrupa Birliğinde tıp uzmanlık dalları eğitimi ve eğitim merkezleri denetim şartları" raporunda "Vasküler Cerrahi Uzmanlığı İçin Şartlar" içinde damar cerrahisi eğitiminin tamamen ayrı bir disiplin halinde verilmesi tavsiye edilmektedir. Ancak mevcut durumda en iyi çözüm mevcut kalp ve damar cerrahi klinikleri veya bu alanda çalıştıkları bilinen genel cerrahi kliniklerinin çatısı altında bir yan dal ihtisası şeklinde damar cerrahisi eğitiminin verilmesidir. Ülkemiz için en ideal olan damar hastalıklarının en doğru ve kolay bir şekilde tanınıp değerlendirilmesi ve en yüksek başarı, en düşük morbidite ve mortalite oranları ile mümkün olan en ucuza tedavi edilmesidir. Bu ideale ancak yeterli eğitim ve operatif deneyimle donatılmış damar cerrahları ile ulaşılabilir. Damar cerrahisi eğitiminin bir yan dal olarak düzenlenmesinden amaç şimdiye kadar damar cerrahisini büyük bir özveri ile sürdürenlere ve halen damar cerrahisi yapmakta olanlara bir engel getirmek değil, bundan sonrası için çok daha kaliteli damar cerrahisi eğitiminin verilmesinin sağlanmasıdır. Damar cerrahisinin bir yan dal ihtisası olarak kabul edilmesi, damar cerrahisi eğitiminin tüm ülkede belirli bir standartta ve kalitede verilmesini sağlayacak ve bu eğitimi almış damar cerrahları sadece damar cerrahisi yapacakları için kazanmış oldukları bilgi, deneyim ve yetenek ile en kaliteli sağlık hizmetini sunacaklardır. Ülkemiz için çok geçte olsa yeni kazanılan bu alan oldukça geri olduğumuz bilimsel bilgi üretimi ve araştırmalar için altyapının oluşumuna katkıda bulunacaktır.