Hamdiye Arda Sürücü, Süleyman Donma
Perspectives in Palliative & Home Care - 2025;4(3):107-115
Giriş/Amaç:Evde bakım hizmetlerinin birincil sağlayıcıları olan hemşireler, bireyselleştirilmiş bakımın kalitesini belirlemede en etkili profesyonel gruptur. Bireyselleştirilmiş bakım, hemşirelik bakım kalitesinin en kritik göstergelerinden biri olarak kabul edilmektedir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye ve Almanya'da evde bakım alanında çalışan hemşirelerin bireyselleştirilmiş bakıma ilişkin algılarını karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntemler:Tanımlayıcı ve karşılaştırmalı nitelikteki bu araştırma, Türkiye'den 34 ve Almanya'dan 30 hemşire olmak üzere toplam 64 katılımcı ile gerçekleştirilmiş ve yeterli örnekleme ulaşılamamıştır. Veriler, sosyodemografik bilgi formu ve Bireyselleştirilmiş Bakım Ölçeği (Individualised Care Scale -ICS) içeren, Google Forms üzerinden uygulanan çevrim içi anket ile toplanmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler ve bağımsız örneklem t testi kullanılmıştır. Araştırma için etik onay alınmış, tüm katılımcılardan bilgilendirilmiş onam sağlanmıştır. Bulgular:Türkiye'deki hemşirelerin %55,9'u kadın ve tamamı tam zamanlı çalışırken, Almanya'daki hemşirelerin %73,3'ü kadın ve %66,7'si yarı zamanlı çalışmaktadır. Evde bakım alanındaki ortalama çalışma süresi Türkiye'de 2,79 +/- 1,93 yıl, Almanya'da ise 7,00 +/- 6,86 yıl olarak bulunmuştur. Etik sorunlar, Türk hemşirelerin %44,1'i tarafından "arasira", %26,5'i tarafından "sıklıkla" bildirilirken; Alman hemşirelerde bu oranlar sırasıyla %26,7 ve %36,7'dir.Bireyselleştirilmiş bakım algısı açısından, "hastaların bireyselliğini destekleme" alt boyutu Türkiye'de 3,96 +/- 1,07, Almanya'da 3,93 +/- 1,09; "bakımı bireyselleştirme" alt boyutu ise sırasıyla 4,15 +/- 1,09 ve 3,95 +/- 1,07 olarak saptanmıştır. Her iki alt boyutta da gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır (p > .05). Sonuç:Bulgular, her iki ülkede de evde bakım alanında çalışan hemşirelerin bireyselleştirilmiş bakım yeterliklerini geliştirmeye yönelik eğitimsel ve politik düzeyde girişimlere ihtiyaç olduğunu göstermektedir.