Simay Ezgi Budak Aşıklı
Türkiye Biyoetik Dergisi - 2025;12(3):159-170
Yaşamın son dönemine ilişkin kararlar, etik, hukuki ve kültürel boyutlarıyla sağlık profesyonelleri, hastalar ve aileler için karmaşık süreçler içermektedir. Bu kararlar arasında yer alan "Do Not Resuscitate (DNR - Yeniden Canlandırmama) " talimatı, hastanın kalp veya solunum durması halinde resüsitasyon uygulanmamasını ifade eder. DNR uygulamaları dünya genelinde farklı yasal düzenlemelere tabidir; bazı ülkelerde yasal olarak tanınırken, bazılarında hukuki çerçevesi belirsizdir ya da yasaklanmıştır. Türkiye 'de ise DNR'ye ilişkin açık bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Hemşireler DNR talimatları konusunda; hastalara, ailelere, vekil karar vericilere ve sağlık ekibi üyelerine karar verme süreçlerinde yardımcı olma, hasta savunuculuğu yapma, sürecin sorunsuz bir şekilde uygulanmasına katkı sağlama, konuyla ilgili eğitim, araştırma ve politika oluşturma faaliyetlerine katılma gibi pek çok rol üstlenmektedir. Buna karşın, yasal belirsizlikler, etik ikilemler ve mesleki özerklik konusundaki sınırlamalar, hemşirelerin bu sürece ilişkin tutumlarını etkilemektedir. DNR kararlarının hasta merkezli bir yaklaşımla ele alınabilmesi için hemşirelerin karar alma süreçlerine daha aktif katılımı gereklidir. Ek olarak, Türkiye 'de konuyla ilişkili yasal düzenlemelerin ve etik kılavuzların netleştirilmesi, hemşirelerin görev ve sorumluluklarının belirlenmesi, karar süreçlerine dahil edilmesi ve DNR konusunda hemşirelere yönelik kapsamlı eğitim programlarının geliştirilmesi önerilmektedir. Bu derleme, dünyada ve Türkiye 'de DNR talimatlarına ilişkin yasal düzenlemeleri ele almakta; bunun yanı sıra hemşirelerin DNR talimatlarındaki rol ve sorumluluklarını ve DNR konusuna ilişkin algı ve tutumlarını inceleyerek mevcut durumu değerlendirmektedir.