Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

TÜRKİYE'DE AĞIZ, DİŞ VE ÇENE RADYOLOJİSİ ALANINDA YAPILAN LİSANSÜSTÜ TEZLERİN TEMATİK VE METODOLOJİK AÇIDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

Mustafa Taha GÜLLER, Şuheda ERDEM

Mersin Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi - 2026;19(1):155-167

Giresun Üniversitesi, Giresun

 

Bu çalışma, Türkiye'de Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi alanında 2015 -2024 yılları arasında tamamlanan lisansüstü tezleri inceleyerek akademik üretimin kapsamını ve yönelimlerini ortaya koymaktadır. Yöntem: Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi veri tabanında bulunan, "Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi" alanında 2015 -2024 yılları arasında yayımlanan lisansüstü tezler taranmıştır. Tezler; türü, yılı, konusu, kullanılan görüntüleme yöntemleri ve araştırma metodolojisi açısından sınıflandırılarak içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Bulgular: Ulusal tez veri tabanından erişilen kayıtlar üzerinden 335 tez saptanmıştır; bunların 275'i uzmanlık, 60'ı doktora düzeyindedir. Yıllara göre dağılım 2015 -2020 döneminde durağan seyir göstermiş, 2021'den itibaren belirgin artışla 2024'te 52 teze ulaşmıştır. Tematik sınıflamada en sık çalışılan konular anatomik yapılar (%20.3), fraktal ve radyomorfometrik analizler (%16.72) ile temporomandibular eklem ve çiğneme fonksiyonu (%11.64) olmuştur. Yapay zekâ başlıklı tezler 2020 sonrasında hızla artmış ve toplamda 31 tezle (%9.25) dikkat çekmiştir. Görüntüleme yöntemleri açısından konik ışınlı bilgisayarlı tomografi %52.67 (n=207) ile ilk sırada yer almış, panoramik radyografi %22.65 ve ultrasonografi %11.96 oranlarında kullanılmıştır. Metodolojik açıdan en yaygın yaklaşım %72.54 (n=243) ile retrospektif tasarımlardır; bunu prospektif çalışmalar %15.22 (n=51) ve deneysel çalışmalar %6.57 (n=22) izlemiştir. Sonuç: Bulgular, dijital görüntüleme altyapısı ve arşiv verilerinin erişilebilirliğinin retrospektif çalışmaları teşvik ettiğini, konuların ise teknolojik ve sayısal analiz odaklı biçimde çeşitlendiğini göstermektedir. Gelecekte prospektif, deneysel, laboratuvar ve klinik çalışmaların artırılması, alternatif görüntüleme yöntemlerinin daha fazla kullanılması ve disiplinler arası iş birliklerinin güçlendirilmesi, alanın yöntemsel derinliğini ve klinik etkisini artıracak stratejik öncelikler olarak önerilmektedir.