Pelin Arslan, Mehmet Aslan
Adli Tıp Dergisi - 2026;40(1):100-107
Amaç: Bu çalışmada, 6 Şubat 2023 depremlerini takiben bir ilde yer alan üçüncü basamak bir üniversite hastanesinin çocuk acil servisine başvuran travmatik olmayan adli olguların sosyodemografik, klinik ve adli tıbbi özelliklerinin değerlendirilmesi; afet sonrası erken ve geç dönemlerdeki başvuru paternlerinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif tanımlayıcı çalışmada, 6 Şubat 2023-31 Aralık 2023 tarihleri arasında çocuk acil servisine başvurup adli olgu bildirimi yapılan 18 yaş altındaki hastalar değerlendirildi. Travmatik nedenlerle başvuran olgular çalışma dışı bırakıldı. Hastaların demografik özellikleri, başvuru nedenleri, klinik sonuçları, yatış durumları ve adli bildirim süreçleri hastane bilgi sistemi kayıtlarından elde edildi. Veriler tanımlayıcı istatistikler ile analiz edildi. Bulgular: Çalışmaya toplam 127 hasta dâhil edildi; olguların %49,2'si erkek, %50,8'i kızdı. Yaş ortalaması 8,3+/-5,9 yıl olup, medyan yaş 7 yıl olarak saptandı. En sık adli başvuru nedenleri ilaç intoksikasyonu (%17,7), akrep sokması (%14,6), koroziv madde alımı (%10,8) ve inhalasyon zehirlenmeler (%10,0) idi. İlaç intoksikasyonları ağırlıklı olarak küçük çocukluk döneminde görülürken, intihar girişimi, madde kullanımı ve gebelik olguları adölesan dönemde yoğunlaştı. Olguların %72,3'ü taburcu edilirken, %26,2'si yatırıldı ve %1,5'inde mortalite gözlendi. Afet sonrası erken dönemde inhalasyon zehirlenmeler ön plandayken, geç dönemde akrep sokmaları ve adölesanlara özgü adli nedenlerde artış izlendi. Sonuç: Deprem sonrası dönemde çocuk acil servisine başvuran adli olguların profili yaşa göre farklılık göstermekte; küçük çocuklar ve adölesanlar belirgin risk gruplarını oluşturmaktadır. Bu bulgular, afet planlamalarında çocuklara özgü adli risklerin dikkate alınması ve multidisipliner yaklaşımın güçlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.