Göksever Akpınar, Ayberk Dursun
Ege Tıp Bilimleri Dergisi - 2025;8(3):116-121
AMAÇ: Bu çalışmanın amacı, mülteci nüfus için sağlık hizmetlerini iyileştirmek amacıyla, akut kolesistit tanısı almış mülteciler ve yerel Türk vatandaşları arasında temel klinik parametreleri karşılaştırmaktır. GEREÇ ve YÖNTEM: 1 Ocak 2020 ile 1 Ocak 2022 tarihleri arasında akut taşlı kolesistit tanısı almış ve tedavi görmüş hastaların retrospektif bir analizini gerçekleştirdik. Hastalar Türk vatandaşları ve yabancı mülteciler olmak üzere iki gruba ayrıldı. Demografik özellikler, klinik bulgular, laboratuvar sonuçları, görüntüleme kullanımı, hastalık şiddeti (2018 Tokyo Kılavuzları'na göre) ve semptom süresine ilişkin veriler toplandı. BULGULAR: Çalışmaya 31 mülteci ve 104 Türk vatandaşı olmak üzere toplam 135 hasta dahil edildi. Mültecilerin ortanca yaşı (38 yıl), Türk vatandaşlarının ortanca yaşından (57 yıl) önemli ölçüde düşüktü. Mülteciler arasında kadın hasta oranı (%67,7), Türk vatandaşlarına (%51) kıyasla daha yüksekti. Murphy belirtisi, sağ üst kadran ağrısı, ateş ve lökositoz gibi klinik bulgular gruplar arasında benzerdi. 2018 Tokyo Kılavuzları'na göre hastalık şiddeti sınıflandırması anlamlı bir farklılık göstermedi. Ultrasonografi, Türk vatandaşları arasında (%98,1) mültecilere (%71) kıyasla tanı için daha sık kullanıldı. SONUÇ: Mülteciler akut kolesistit ile daha genç yaşta başvurmuş olsalar da, klinik sonuçları Türk vatandaşlarınınkinden anlamlı derecede farklı değildi. Türkiye'deki adil sağlık sistemi, acil bakıma erişimdeki olası eşitsizlikleri azaltmış olabilir. Daha büyük örneklem büyüklüklerine sahip gelecekteki çalışmalar, mülteci popülasyonları arasındaki sağlık hizmeti eşitsizliklerini daha ayrıntılı olarak değerlendirmek için cerrahi sonuçları ve ameliyat sonrası takibi incelemelidir.