Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

TÜRKİYE’DE SAĞLIK HİZMETLERİNİN İLLER ARASI KIYASLAMALI ETKİNLİĞİ

ASİYE GÖKÇE

Journal of Social and Analytical Health - 2025;5(2):52-62

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü/Nevşehir/Türkiye

 

Amaç: Enjektörle kan alma, in vitro hemolizin ana nedeni olarak tanımlanmıştır. Damar yolu adaptörü ile kan alma, kan alma sırasında hemoliz oranlarını azaltmada potansiyel faydalarla ilişkilendirilmiştir. Çalışmamızda, iki yöntem arasında hemolizli numune sayısını ve hemolizden en çok etkilenen parametreleri karşılaştırmayı amaçladık. Gereç-Yöntem: Acil servise başvuran gönüllü katılımcılardan biri enjektörle diğeri intravenöz adaptörle olmak üzere iki tüp kan alınmıştır. Toplam 100 hastanın serum örnekleri enjektör ve intravenöz adaptör kan örnekleri olarak iki gruba ayrılmış ve aynı koşullar altında spektrofotometrik yöntemle analiz edilmiştir. Hemoliz oranları ve hemolizden etkilenen testlerin sonuçları her iki grup için karşılaştırılmıştır. Bulgular: Toplam hemoliz oranı ve hemolizden etkilenen test sayısı enjektör ile alınan numunelerde damar yolu adaptörü ile alınanlara kıyasla önemli ölçüde daha yüksekti (her ikisi için de p<0,001). Total protein (p=0,018), üre (p=0,031), laktat dehidrogenaz (p=0,001), aspartat aminotransferaz (p<0,001), alanin aminotransferaz (p=0,001) ve potasyum (p=0,004) düzeyleri enjektör grubunda, sodyum (p=0,006) düzeyi ise damar yolu adaptörü grubunda anlamlı olarak daha yüksekti. Sonuç: Acil servislerde enjektör yerine uygun damar yolu adaptörlerinin kullanılmasının laboratuvar testlerinin güvenliği ve kalitesi üzerinde önemli etkileri olabilir. Sağlık çalışanlarının en uygun kan alma yöntemini seçerken hemoliz oranları, hasta konforu ve analitik sonuçların güvenilirliği üzerindeki potansiyel etkiyi göz önünde bulundurmaları önemlidir.