Furkan BAKIRHAN, Ferit KAYA
Family Practice and Palliative Care - 2026;11(2):120-129
Giriş: Bu çalışma Suriyeli geçici koruma altında kadınların doğurganlık özellikleri, aile planlanması (AP) yöntemlerine yönelik bilgi düzeyleri, tutumları, davranışlarını ve bununla ilişkili faktörleri belirlemek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Bu tanımlayıcı kesitsel çalışma, Adıyaman Göçmen Sağlığı Merkezine başvuran 18-49 yaş arası evli ve/veya boşanmış Suriyeli kadınlar arasında yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini Adıyaman ilinde yaşayan 18-49 yaş arası toplam 4.246 Suriyeli kadın oluşturmaktadır. Örneklem büyüklüğü 288 olarak hesaplanmış ve belirlenen örneklemin tamamına ulaşılmıştır. Çalışmaya dahil edilme ölçütleri; 18-49 yaş aralığında olmak, geçici koruma statüsünde bulunmak ve araştırmaya gönüllü olarak katılmayı kabul etmek şeklinde belirlenmiştir. Veriler, yapılandırılmış bir anket formu ile Örsal ve Kubilay tarafından geliştirilen 34 maddelik Aile Planlaması Tutum Ölçeği kullanılarak yüz yüze görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Bulgular: Katılımcıların ilk doğum yaşlarının ortalamasının 19,37 +/- 3,19, gebelik sayılarının ortalamasının 4,74 +/- 2,42, ortalama doğum sayılarının 3,87 +/- 1,98 olduğu saptandı. Katılımcıların %65,3'ünün ortaokul ve altı eğitim seviyesine sahip olduğu, %93,1'inin ev hanımı, %51,4'ünün 5 ve üzeri gebeliği olduğu , %28,5'inin düşük yaptığı, %5,6'sının küretaj (isteyerek düşük) yaptırdığı saptandı. Katılımcıların %71,9'u AP tanımını bilmemekte, en sık bilinen ve kullanılan yöntemler RİA, KOK ve kondomdur. Modern yöntem kullanım oranı %51,7'dir. Katılımcıların %51,0'ı yöntemler hakkında bilgi eksikliği yaşarken %52,4'ünün AP yöntemlerinin nereden temin edileceği bilinmediği, kullanılmama nedenleri arasında sağlığa zararlı olacağı (%27,1) ve temin zorluğu (%20,0) öne çıkmaktadır. Suriyeli kadınlardan gebe kalmak istemeyip ancak şu anda herhangi bir modern yöntem kullanamayanların oranı %21,0'dir. Sonuç: Araştırmamıza göre karşılanmamış AP ihtiyacı yüksektir. Çalışmamızda katılımcıların AP yöntemleri ile ilgili bilgi eksikliği olduğu ve yöntemlerin nereden temin edileceği bilmediği görülmüştür. Ayrıca dini nedenlerden dolayı yöntem kullanılmaması oranının yüksek olduğu saptanmıştır. Bu durumun çözümü için AP danışmanlık hizmetleri yaygınlaştırılmalıdır.