Gazi ÜNLÜ, Selma ALTINDIŞ
Sağlık Bilimlerinde Değer - 2026;16(2):334-347
Amaç: Bu çalışma, sağlıkta eşitliği ve akılcı ilaç kullanımını desteklemek amacıyla, sistemik ve bölgesel faktörlerin, aile hekimlerinin antibiyotik, analjezik ve enjektabl ilaç reçeteleme davranışları üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntemler: Ekolojik ve kesitsel araştırma tipindeki çalışmada, Sağlık Bakanlığının il düzeyindeki 2023 yılı verilerinden yararlanılmıştır. Bağımlı değişkenler; aile hekimlerinin il bazındaki antibiyotik, analjezik ve enjektabl ilaç reçeteleme oranlarıdır. Sistem-düzeyinde 15 farklı bağımsız değişken üzerinde çalışılmıştır. Temel Bileşen Analizi ile bu değişkenler dört temel faktöre indirgenmiştir. Bu faktörler ile reçeteleme davranışları arasındaki ilişkileri değerlendirmek için ordinal lojistik regresyon modelleri kullanılmıştır. Bölgesel farklılıklar, yapısal faktörlere ayarlı modellerle değerlendirilmiştir. Bulgular: Birinci Basamağa Erişim ve Kullanım faktörü, tüm ilaç kategorilerinin pozitif yönde belirleyicisidir (p < 0, 001). Buna karşılık, Kronik Hastalık Yükü ve Birinci Basamak Yanıtı, antibiyotik ve analjezik reçeteleme ile negatif yönde ilişkilidir (p < 0, 001). İkincil/Üçüncül Bakım Kapasitesi, antibiyotik reçeteleme ile pozitif ilişkilidir (p = 0, 004). Yapısal faktörlere ayarlı modellerde bölgesel eşitsizliklerin devam ettiği görülmüştür. Güneydoğu Anadolu bölgesiyle karşılaştırıldığında Karadeniz ve Marmara bölgelerinde antibiyotik ve analjezik reçeteleme oranları anlamlı şekilde daha düşüktür (p< 0,05). Sonuç: Sağlık hizmetlerine erişilebilirlik, hasta yükü, nüfus yoğunluğu ve kaynak mevcudiyeti gibi sistem düzeyindeki etmenler aile hekimlerinin ilaç reçeteleme davranışları üzerinde etkilidir. Üstelik bu yapısal faktörlerin de ötesinde, süregelen bölgesel eşitsizlikleri de yansıtmaktadır. Bu nedenle akılcı ilaç kullanımını teşvik ederken iki yönlü bir strateji benimsenmelidir: Sağlık kaynaklarında bölgesel eşitsizlikler giderilirken aynı zamanda reçeteleme davranışlarını yönlendiren bölgesel klinik kültürler de dikkate alınmalıdır.