Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

TÜRKİYE’DE ENSEST: BİR ERGENLİK MERKEZİ DENEYİMLERİ

ÖZLEM UZUNLAR, ŞEBNEM ÖZYER, İSMAİL ALTAN TÜLÜ, FİLİZ AKİN SU, CÜNEYT UZUNLAR, AYLA SARGIN, LEYLA MOLLAMAHMUTOĞLU

Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıp Dergisi - 2022;55(3):165-169

Department of Obstetrics and Gynecology, Ministry of Health, Zekai Tahir Burak Women’s Health Education and Research Hospital, Ankara, Turkiye

 

AMAÇ: Çocuk cinsel istismarı, özellikle ensest, genç mağdurlar, istismarcı ve mağdur arasındaki ilişkinin bağlamı ve cinsel aktivite ile ilişkili riskin varlığı açısından daha ciddi sonuçlar ortaya çıkarabilir. Bu bağlamda, bu çalışmanın amacı, zor ve hassas bir konu olan ensest konusunda deneyimlerimizi yayınlayarak, sağlık çalışanlarına konuyla ilgili bir farkındalık ve bakış açısı kazandırmaktır. GEREÇ VE YÖNTEM: Bu çalışma, 2004-2012 yılları arasında, üçüncü basamak tedavi hizmetlerinin verildiği bir kurumun gençlik merkezinde değerlendirilen 18 yaş altı kız çocuklarına ait tıbbi ve adli sicil kayıtlardan taranarak, geriye dönük ve tanımlayıcı olarak gerçekleştirilmiştir. BULGULAR: Araştırmada, çocuk cinsel istismar mağduriyeti yaşayan 139 kişinin 23’ünün, aile içi cinsel istismar yaşamış olduğu belirlendi. Tüm mağdurların yaşlarının 2-18 arasında değiştiği ve cinsiyetlerinin de kız olduğu görüldü. Ensest mağdurlarından 10’unun çeşitli jinekolojik şikâyetlerle merkeze başvuru yapmış olduğu tespit edildi. Vakaların %56, 52’sinin istismar mağduriyeti yaşamış olduğu; %34, 7’sini de mağduriyet sonucunda gebe kaldığı jinekologlar tarafından yapılan muayene sonucunda tespit edilmiş olduğu görüldü. Ayrıca, ensestin psikiyatrik ve psikolojik sonuçlarının, akut stress bozukluğu, post-travmatik stress bozukluğu, sosyal izolasyon, dikkat eksikliği-hiperaktivite bozukluğu ve madde kullanımı olduğu belirlendi. SONUÇ: Çocuğun ensest mağduru olup olmadığına karar vermek güçtür ve ciddi sonuçları bulunmaktadır. Bildirimin geciktiği durumlarda, delillerdeki değişiklik veya kayıp, tıbbi-hukuki değerlendirmede kafa karışıklığına yol açabilmekte, bu da sosyal ve hukuki açılardan yönetimi zorlaştırarak, mağdurların istismardan korunmasında gecikmeye neden olabilmektedir. Bu bağlamda, çocuğun yüksek yararı doğrultusunda, istismarın erken teşhisi çok önemli bir hale gelmektedir.