BUKET KOPARAL, MEHMET ÜNLER, HANDE GAZEY, BERFU ÜNAL, HATİCE CANSU SELVİ, SELÇUK CANDANSAYAR
Gazi Medical Journal - 2025;36(1):45-51
Amaç: COVID-19 salgını sırasında, çeşitli çalışmalar intihar eğiliminin arttığını bildirmiştir. Ekonomik gerileme, izolasyon ve karantina gibi salgının yaygın olumsuz etkileri, intihar davranışını etkileyen faktörlerin karmaşık etkileşimine katkıda bulunmuştur. Bu çalışma, pandemi dönemi ve pandemi öncesi dönem arasında intihar düşünceleri/girişimleri olan bireylerin klinik özelliklerini karşılaştırmayı amaçlamıştır.Yöntemler: Bu tanımlayıcı çalışma, 2018 ile 2022 arasındaki hastaların verilerini retrospektif olarak değerlendirmiştir. Mart 2020 ile Mart 2022 arasındaki dönem “pandemi dönemi” olarak tanımlanırken, Mart 2018 ile Mart 2020 arasındaki dönem “pandemi öncesi dönem” olarak sınıflandırılmıştır. Pandemi öncesi dönemde intihar düşüncesi/girişimi nedeniyle acil servise başvuran hasta sayısı 185 iken, pandemi döneminde konsülte edilen olgu sayısı 150 dir.Bulgular: COVID-19 döneminde hastaların %21’i intihar düşünceleri/girişimleri nedeniyle değerlendirilmiştir. Pandemi öncesi dönemde bu oran yaklaşık %20’dir. Gruplar arasında yaş, intihar yöntemi veya yaşam boyu psikiyatrik tanılar açısından istatistiksel bir fark saptanmamıştır. COVID-19 sırasında intihar eğilimi gösteren erkeklerin oranı anlamlı olarak daha yüksektir.Sonuç: Pandemiler sosyal travma yaratabilir ve intihar oranlarını artırabilir. Erkeklerin şikayetlerini gizlemeye daha yatkın olması ve ekonomik olarak daha fazla sorumlu hissetmesi gibi cinsiyet rolleri, pandemi sırasında intihar oranlarını artırmış olabilir. Pandeminin ruhsal, fiziksel ve sosyal etkileri bu bağlamda değerlendirilmeli, gerekli önlemler ve müdahaleler planlanmalıdır.