Özge TEZEN, Zeynep YAKIŞIR, Ayşe Merve ATA
Osmangazi Tıp Dergisi - 2026;48(2):182-188
Düşmeler, yaşlı bireyler, aileleri ve sağlık sistemleri üzerinde ciddi sonuçlara yol açan, giderek büyüyen bir halk sağlığı sorunudur. Bu çalışmanın amacı, üçüncü basamak bir rehabilitasyon merkezinde meydana gelen düşmelerin köken nedenlerini ve risk faktörlerini belirlemek ve düşmeye bağlı hastane yatış sürelerini azaltmaya yönelik stratejiler önermektir. Bu retrospektif, kesitsel araştırmaya, üçüncü basamak bir rehabilitasyon merkezinde yatarak tedavi görmekte iken düşme olayı bildirilen 248 hasta dahil edilmiştir. Hastaların demografik ve klinik özellikleri; cinsiyet, yaş, tanı, hastanede yatış sürecinde düşmenin meydana geldiği gün, kronik hastalık öyküsü, polifarmasi durumu, düşmenin gerçekleştiği yer ve zaman ile başvuru anındaki vitamin D, total (25 OH) ve albümin düzeyleri kaydedilerek analiz edilmiştir. Çalışmada düşme insidansı %1,8 olup, hastaların medyan yaşı 56'dır. Düşmeler en sık inme (%23), omurilik yaralanması (%18,5) ve pediatrik rehabilitasyon (%17,7) kliniklerinde gözlenmiştir. Olayların çoğunluğu hasta odalarında (%47,6), banyolarda (%25) ve klinik koridorlarında (%14,9) meydana gelmiş; en sık 08:00 -16:00 saatleri arasında (%48) gerçekleşmiştir. Erişkin hastalarda düşme riski yaş ile anlamlı pozitif korelasyon göstermiştir (r=0,338, p<0,001). Ayrıca komorbid hastalığı bulunan (p=0,011) veya polifarmasi öyküsü olan (p<0,011) bireylerde düşme riskinin anlamlı düzeyde yüksek olduğu saptanmıştır. Pediatrik grupta düşme risk skoru albumin düzeyi ile negatif (r= -0,472, p=0,048) korelasyon gösterdi. Düşmelerin, özellikle kompleks tıbbi duruma sahip orta yaşlı hemiplejik ve paraplejik hastalarda daha sık görüldüğü belirlenmiştir. Yüksek riskli hastaların yatış sırasında erken dönemde tanımlanması ve düzenli aralıklarla risk değerlendirmesinin tekrarlanması, etkili düşme önleme programlarının uygulanması açısından kritik öneme sahiptir.