Hazal Hamarat Sümerkan, Hülya Fidantek, Mine Özdem, İpek Şenkal Ertürk
Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar - 2026;18(1):295-318
Hamilelik ve doğum sonrası dönem, kadınların yaşamlarında önemli fizyolojik ve psikolojik değişikliklerin yaşandığı, aynı zamanda çeşitli psikolojik sorunların ortaya çıkabileceği hassas bir geçiş sürecidir. Bu dönemde sıklıkla karşılaşılan psikolojik bir durum ise doğum sonrası depresyondur. Bu durum, anne sağlığını doğrudan etkileyebileceği gibi, bebek ve bebekle olan etkileşimi de olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Tedavi seçenekleri arasında psikoterapi ve psikofarmakolojik tedaviler öne çıkmakta, özellikle bilişsel davranışçı terapi ve kişilerarası terapi, bu bozukluğun tedavisinde yaygın olarak tercih edilen yaklaşımlar arasında yer almaktadır. Ancak, her iki terapi yönteminin de belirli sınırlılıkları bulunmaktadır. Mevcut tedavi yöntemlerinin sınırlılıkları göz önünde bulundurulduğunda, bu bozukluğun tedavisinde daha etkili ve yenilikçi müdahale yaklaşımlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu bağlamda, üçüncü dalga bilişsel davranışçı terapiler, geleneksel terapötik yaklaşımların sınırlılıklarını aşma potansiyeline sahip yeni tedavi alternatifleri sunmaktadır. Bu derlemede, doğum sonrası depresyon üçüncü dalga bilişsel davranışçı terapiler perspektifinden incelenmiş ve kabul ve kararlılık terapisi, diyalektik davranış terapisi, metakognitif terapi, bilinçli farkındalık temelli terapiler ve şefkat odaklı terapilerin müdahale süreçlerine ilişkin temel bulguları ele alınmıştır. Sonuç olarak, üçüncü dalga bilişsel davranışçı terapi yaklaşımları ile duyguların kabulü, ruminatif düşünme, duygu düzenleme becerileri ve içsel süreçlere dair farkındalığı arttırma gibi konular üzerinde çalışılarak hamilelik ve doğum sonrası dönemin kadınlar üzerindeki olumsuz etkisinin hafifletilebileceği görülmüştür.