ATİF YOLGÖSTEREN, CEYDA COLAKOGLU BERGEL, IŞIL EZGİ ERYILMAZ, ÜNAL EGELİ, BAŞAK ERDEMLİ GÜRSEL, MURAT BİÇER, GÜLŞAH ÇEÇENER, MUSTAFA TOK
Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2025;51(1):93-99
Asemptomatik karotis arter stenozu (ACAS) olan hastaların tedavisinde çeşitli yöntemler kullanılsa da yaklaşımlar tartışmalıdır ve plak rüptürü eğilimli olan hastaları belirlemek için karotis plak görüntülerinin biyobelirteçlerle birleştirilmesinin, yüksek riskli ACAS hastalarının belirlenmesinde önemli olduğu düşünülmektedir. Mevcut çalışmada, plak yüzey morfolojisini analiz ederek ACAS hastalarında ülserasyonu ayırt etmek için RNA sekanslama yoluyla kan bazlı biyobelirteç araştırılması amaçlanmıştır. Bu doğrultuda, Doppler ultrasonografi ile plak morfolojisi belirlenen ACAS hastalarından periferik kan örnekleri toplandı. Daha sonra, total RNA izole edildi ve farklı şekilde ifade edilen genleri (DEG’ler) analiz etmek için RNA-Seq gerçekleştirildi. Plak oluşumunda yer alan moleküler işlevleri ve biyolojik süreçleri araştırmak için KEGG, Reactome ve Gen Ontolojisi (GO) ile yolak zenginleştirme analizleri gerçekleştirildi. Pilot çalışmaya 7 ACAS hastası dahil edildi ve %57,1’inde ülsere plaklar olduğu görüldü. RNA-Seq sonuçları ülsere plaklarda bağışıklık tepkisi, hücre döngüsü düzenlemesi ve oksidatif stresle ilgili genlerde önemli bir artış olduğunu ortaya koydu. Özellikle TP73, CCL3L3 ve PXDNL genlerinin bu süreçlerde rol aldığı ve bu genlerin endotel hasarı, bağışıklık aktivasyonu ve oksidatif streste rolleri olduğu gösterildi. KEGG ve Reactome analizleri, ülserli plak oluşumunda anahtar düzenleyiciler olarak TNF ve kemokin sinyal yollarını tanımladı. Bulgularımız, TP73, CCL3L3 ve PXDNL’nin bağışıklık sistemi düzenlemesi ve oksidatif stresle ilişkili süreçlerdeki katılımları nedeniyle ülserli plakları olan yüksek riskli ACAS hastalarını tanımlamak için potansiyel biyobelirteçler olabileceğini göstermektedir. Bu nedenle, ilişkili genlerin ve yolakların erken tanı ve risk sınıflandırması için aday biyobelirteçler olabileceği ve ACAS için tedavi yaklaşımlarını iyileştirebileceğini düşündürmektedir.