TAMER KAYA, CÜNEYT ÇALIŞIR, RAGIP ÖZKAN
Kocatepe Tıp Dergisi - 2004;5(3):63-67
Amaç: Prospektif yapıda olan bu çalışmada, ultrasonografi (US) eşliğinde yapılan perkütan toraks biyopsisi işlemini, US rehberliğinin avantajlarını ve yöntemin tekniğini değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: 2 yıllık süre içerisinde bilgisayarlı tomografi (BT) ve US bulguları ile değerlendirilip biyopsi endikasyonu konularak hastanemizin radyoloji departmanına refere edilen toraks lezyonları olan 31 adet olguya lezyonun yeri ve komşu anatomik oluşumların durumuna göre lineer, sektör ya da konveks prob seçimi sonrasında US eşliğinde serbest el tekniği ile perkütan biyopsi yapıldı. Lezyonlar olguların 5'inde mediastinal, 12'sinde apikal ve 14'ünde periferal (göğüs duvarı, plevral ve paravertebral) yerleşimliydi. İşlem 6 olguda ince iğne, 25 olguda ise 18 G tru-cut iğne kullanılarak gerçekleştirildi. Bulgular: Olguların 28'i erkek, 3'ü kadındı. Yaşları 24-47 (ortalama 47) arasında idi. Biyopsi yapılan hastaların 27'sinde (%87) patolojik sonuç alınabilirken, 4 olguda (%13) sonuç alınamadı. Patolojik tanıların 18'i malign iken 9'u benign idi. Bir olguda gelişen pnömotoraks nedeniyle işlem BT rehberliğinde sonlandırıldı. Diğer bir olguda ise minör hemoptizi gelişti Sonuç: US eşliğinde yapılan perkütan transtorasik biyopsi kolay uygulanabilir, ucuz ve uygun olgu seçimi yapıldığında güvenilir bir yöntemdir. Yöntem özellikle BT rehberliğinin zor olduğu apikal lezyonlarda avantajlıdır. BT ile dar da olsa plevral tabanlı olarak izlenen lezyonları olan olgularda ultrasonografik değerlendirme yapılmalı ve US penceresine sahip tüm lezyonlarda US rehberliğinin tanısal etkinliğinin yüksek olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.