MURAT ARSLAN, T UMUT K DİLEK, ÖZLEM PATA, FİLİZ ÇİL, MUSTAFA KAPLANOĞLU, SAFFET DİLEK
Türk Fertilite Dergisi - 2005;13(1):64-69
Amaç: Bu çalışmada, kliniğimizde ultrasonografik olarak benign endometriyal polip ön tanısı konulan kadınların demografik özellikleri ve histopatolojik sonuçlarının analizi yapılarak, semptomatik ve asemptomatik endometriyal polipti kadınlarda olması gereken yaklaşımın belirlenmesi amaçlandı Materyal ve metod: Ocak 2003- Ocak 2004 tarihleri arasında herhangi bir jinekolojik şikayetle veya kontrol amacıyla kliniğimize başvuran ve vajinal ultrasonograjile-rinde benign endometrial polip görüntüsü saptanarak karman aspirasyonu ile endometrial örnekleme yapılan 95 vaka çalışmaya alındı. Bütün hastaların dosyaları yaş, gravida, parite, menopoz durumları, başvuru şikayetleri ve endometriyal örneklemelerinin histopatolojik sonuçları açısından retrospektif olarak analiz edildi. Bulgular: Olguların %29.5'i menopozdaydı. Herhangi bir şikayet sebebiyle başvuran olguların oranı ise %75.8'di. Olguların toplam % 6.3'ünde histopatolojik değerlendirme için yetersiz materyal elde edildi. İki olguda (% 2.1) tek başına endometriyal hiperplazi görülürken, endometriyal polip saptanan 40 olgunun (%42.1) 2'sinde (bütün olguların %2.1 'i) fokal endometriyal hiperplazi tespit edildi. Saptanan 4 hiperplazi vakasının 4'ü de şikayeti olan hastalardı ve hepsinin de şikayeti kanama bozuklukları sebebiyleydi. Hiperplazi izlenen bu toplam 4 vakanın hiçbirinde atipiye rastlanmadı. Değerlendirilen bütün hastalar içerisinde endometriyal kanser vakası görülmedi. Gene postmenopozal hastalarda polip saptanma oranı %35.7 iken premenopozal hastalarda %44.8'di ve aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı değildi (p>0.05). Oluşturan logistik regresyon modeli ile sadece ultrasonografide ölçülen endometriyal kalınlık değerinin endometrial hiperplaziyi tahmin etmede istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptandı (odds oranı 1.65, %95 güven aralığı 1.01 - 2.69, p<0.05).Sonuç: Bulgularımız, asemptomatik olup ultrasonografik olarak endometriyal polip varlığından şüphe edilen hastaların düzenli kontroller ile takip edilebileceği fikrini desteklemektedir. Fakat kesin sonuçlara ulaşabilmek için daha geniş vaka sayılı ileri çalışmalara ihtiyaç vardır.