Erkan Durar
Journal of Cognitive-Behavioral Psychotherapy and Research - 2025;14(3):179-191
Bu çalışma, üniversite öğrencilerinde otomatik düşüncelerin Sosyal Medya Bağımlılığı (SMB) üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla yapıldı. Bu tanımlayıcı nitelikte yapılan çalışmanın evrenini 2022-2023 eğitim öğretim yılında Iğdır Üniversitesi'nde öğrenim gören tüm öğrenciler (N=14.000), örneklemini ise 631 kişi oluşturdu. Veriler genel bilgi formu, Sosyal Medya Bağımlılığı Ölçeği (SMBÖ) ve Otomatik Düşünceler Ölçeği (ODÖ) kullanılarak toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde betimsel istatistiksel analizler (yüzde, minimum, maksimum, ortalama), bağımsız örneklem t testi, tek yönlü ANOVA, Pearson korelasyon ve çok değişkenli doğrusal regresyon analizi kullanıldı. Örneklemdeki öğrencilerin yaş ortalamasının 20,71+/-1,99 ve %67,5'inin kadın olduğu tespit edildi. Öğrencilerin Sosyal Medyaya (SM) daha az bağımlı oldukları ve olumsuz otomatik düşünce düzeylerinin ortalamanın üzerinde olduğu görüldü. ODÖ ile cinsiyet, aile gelir durumu, psikiyatrik bozukluk durumu ve SM kullanım süresi arasında anlamlı bir fark olduğu bulundu (p<0,05). SMBÖ ile cinsiyet, psikiyatrik bozukluk durumu, SM kullanım yılı ve kullanım süresi arasındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu tespit edildi (p<0,05). ODÖ ve SMBÖ arasında istatistiksel olarak pozitif yönde orta düzeyde anlamlı bir ilişki saptandı (r=0,423; p<0,05). Son olarak, otomatik düşüncelerin SMB'yi anlamlı şekilde yordadığı belirlendi (F[2-436]=136,929; p<0,05). Sonuç olarak, otomatik düşünceler arttıkça SMB'nin arttığı ve otomatik düşüncelerin SMB'yi yordadığı belirlendi. Ayrıca öğrencilere işlevsiz otomatik düşünceler yerine işlevsel otomatik düşünceler geliştiren ve SM kullanımlarını azaltan eğitim programlarının uygulanması önemli olabilir.