Selin UZ TUNÇAY, Ayşegül AKGÜL KOCABAL, Demet TEKİN
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dergisi - 2026;11(1):70-77
Amaç: Postüral farkındalık, günlük yaşamda sağlıklı duruş alışkanlıklarının sürdürülmesi için gereklidir. Hem stres hem de postüral bozukluklar açısından risk grubunda bulunan üniversite öğrencilerinde algılanan stres düzeyi ile postüral farkındalık arasındaki ilişkiyi belirlemek, öğrencilerin yaşam kalitesini arttırmak için koruyucu önlemleri almak açısından önemlidir. Bu çalışmanın amacı, üniversite öğrencilerinde algılanan stres ile postüral farkındalık düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Gereç ve Yöntem: Kesitsel araştırma dizaynına sahip bu araştırmada yaş ortalamaları 21,53+/-4,39 yıl olan 388 üniversite öğrencisinin (kadın=266, erkek=122) demografik bilgileri, Sayısal Ağrı Derecelendirme Ölçeği (SADÖ) ile bel, boyun ve sırt bölgesindeki ağrı durumları, Postüral Farkındalık Ölçeği (PFÖ) ile postüral farkındalık düzeyleri ve Algılanan Stres Ölçeği (ASÖ) ile stres düzeyleri sorgulanmıştır. Bulgular: Analiz sonuçlarına göre PFÖ ile ASÖ toplam puanları arasında negatif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur (r= -0,228, p<0,001). Erkeklerin postüral farkındalık düzeyi kadınlara göre istatistiksel olarak daha yüksek bulunurken(p=0,048) kadınların algılanan stres düzeyleri erkeklere göre istatistiksel olarak daha yüksek bulunmuştur (p<0,001). Postüral farkındalık düzeyi ile boyun ağrısı arasında r= -0,221 (p<0,001), sırt ağrısı arasında r= -0,269 (p<0,001) ve bel ağrısı arasında r=-0,135 (p=0,008) düzeyinde korelasyon tespit edilmiştir. Verilerin istatistiksel olarak anlamlılık düzeyi için p<0,05 değeri kabul edilmiştir. Sonuç: Bu çalışma, bedenin duruşuna yönelik farkındalığın, bireylerin stres algıları üzerinde beklenenden daha fazla bir etkiye sahip olabileceğini göstermektedir. Fiziksel deneyimlerle zihinsel süreçler arasındaki ilişki, sadece postüral düzenlemeleri değil, stres yönetimi yaklaşımlarını da düşünmeyi gerektirmektedir. Bulgular, gelecekte geliştirilecek müdahale programlarında beden-zihin bütünlüğünün önemini vurgulamakta ve postür bilincinin artırılmasına yönelik eğitimlerin hem fiziksel hem de psikolojik iyilik hâli üzerinde dönüştürücü bir etki yaratabileceğine işaret etmektedir.