Zeynep İrem İNANLI, Mehmet Oğuzhan KILINÇEL, Nurten ELKİN
İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi - 2025;9(27):1004-1017
Amaç: Bu araştırmada, üniversite öğrencilerinde riskli davranışları etkileyen faktörlerin; depresyon, anksiyete, yalnızlık gibi çeşitli değişkenlere (cinsiyet, yaş, sigara ve alkol kullanımı, kardeş sayısı, yetiştikleri bölge, kiminle yaşandığı, nerde yaşandığı) göre incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırma evreni, İstanbul'da öğrenim gören 18 -25 yaş arası 351 üniversite öğrencisinden (104 erkek, 247 kadın) oluşmaktadır. Veriler Beck Depresyon, Beck Anksiyete, UCLA Yalnızlık ve Riskli Davranışlar Ölçekleri ile toplandı. Bulgular: Araştırma sonucunda depresyon düzeyinin riskli davranışlara eğilim ile olan ilişkisi anlamlı bulunmuştur. Buna göre depresyonun, riskli davranışlara eğilimin artmasıyla ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra yalnızlık ile riskli davranışlar ar asında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Fakat bu ilişki ters yönlü bir ilişkidir. Yani yalnızlık düzeyinin artması ile riskli davranışlara eğilimde artış değil azalma olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda üniversite öğrencilerinin anks iyetenin riskli davranışlara eğilimi üzerine olan ilişkisi anlamlı bulunmuştur. Anksiyete düzeyi arttıkça riskli davranışlar düzeyinin de aynı şekilde arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Beck Anksiyete Ölçeği, Beck Depresyon Ölçeği, UCLA Yalnızlık Ölçeği ve Ris kli Davranışlar Ölçeğinin demografik formda bulunan değişkenler üzerine etkileri sonucunda; Anksiyete düzeyinin cinsiyet değişkeninde farklılık gösterdiği fakat yaş, alkol ve sigara kullanımı, kardeş sayısı, nerede yaşadıkları, kiminle yaşadıkları, hangi b ölgede yetiştikleri değişkenleri üzerinde bir farklılık göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Depresyon düzeyinde ise katılımcıların yaşadıkları yerin depresyon üzerinde bir farklılık gösterdiği fakat cinsiyet, alkol -sigara kullanımı, kiminle yaşadıkları, ne rede yaşadıkları, hangi bölgede yetiştikleri ve kardeş sayısının depresyon üzerinde bir farklılık göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Riskli davranışlara eğilimde, cinsiyet ve yetişilen bölge değişkenlerinin farklılık gösterdiği fakat nerede yaşandığı, kar deş sayısı, alkol -sigara kullanımı, yaş ve kiminle yaşandığı değişkenlerinde bir farklılık göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Son olarak yalnızlık düzeyinde ise demografik formda bulunan hiçbir değişkenin yalnızlık düzeyi üzerine bir farklılığına ulaşılam amıştır. Sonuç: Bu araştırma, yaşam ortamı, aile dinamikleri ve bölgesel yetiştirilme tarzının, özellikle riskli davranışlar bağlamında, genç bireylerin psikolojik iyi oluşları ve davranış eğilimlerinin şekillenmesinde rol oynayabileceğini göstermektedir. Bu bulgular, üni versite öğrencilerinin ruh sağlığı ve davranışlarına çeşitli faktörlerin nasıl katkıda bulunabileceğine dair önemli bilgiler sunmakta ve onların özel ihtiyaçlarına göre uyarlanmış müdahale ve destek sistemlerinin geliştirilmesi için değerli bilgiler sağlamaktadır.