ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNİN ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE YAŞADIKLARI ÖRSELEYİCİ DAVRANIŞLARIN ÖFKE DURUMLARI ÜZERİNE ETKİSİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HÜLYA KULAKÇI ALTINBAŞ, GÜLBAHAR KORKMAZ ASLAN, TÜLAY KUZLU AYYILDIZ, FERRUH NİYAZİ AYOĞLU, FUNDA VEREN

TSK Koruyucu Hekimlik Bülteni - 2016;15(6):518-524

Bülent Ecevit Üniversitesi Zonguldak Sağlık Yüksekokulu, Halk Sağlığı Hemşireliği Anabilim Dalı, Zonguldak, Türkiye

 

Amaç: Bu çalışmada üniversite öğrencilerinin çocukluk döneminde yaşadıkları örseleyici davranışların öfke durumları üzerine etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı ve ilişkisel tipte yapılan araştırmaya, bir üniversitenin hemşirelik bölümünde 2011-2012 eğitim-öğretim döneminde öğrenim gören toplam 323 öğrenci (kız: 256, erkek: 67) katılmıştır. Veriler, araştırmacılar tarafından oluşturulan Tanıtıcı Bilgi Formu; Çocukluk Çağı Örselenme Yaşantıları Ölçeği, Sürekli Öfke ve Öfke İfade Tarz Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Veriler, sayı ve yüzde değerleri, Mann-Whitney U, Kruskal-Wallis ve Spearman Korelasyon Analizi kullanılarak değerlendirilmiştir. BULGULAR: Çocukluk Çağı Örselenme Yaşantıları Ölçeği’nden alınan toplam puan ortalaması 102.26; duygusal kötüye kullanım ve duygusal ihmal puan ortalaması 59.96, fiziksel kötüye kullanım puan ortalaması 33.18, cinsel kötüye kullanım puan ortalaması ise 9.11 bulunmuştur. Öğrencilerin sürekli öfke puan ortalaması 22.67, öfke ifade tarzlarının alt boyutunu oluşturan öfke dışa puan ortalaması 17.16, öfke içte puan ortalaması 16.58, öfke kontrol puan ortalaması ise 21.57 bulunmuştur. Öğrencilerin çocukluk döneminde yaşadıkları örseleyici davranışlar ile sürekli öfke durumları ve öfke ifade tarzları arasındaki ilişki değerlendirildiğinde; örseleyici davranışlara maruziyet arttıkça öğrencilerin sürekli öfke düzeylerinin arttığı (p=0.000, r=0.203) ve öfkelerini daha fazla dışarı yansıttıkları (p=0.000, r=0.217) belirlenmiştir. SONUÇ: Bu çalışmadan elde edilen bulgulara göre, öğrencilerin Çocukluk Çağı Örselenme Yaşantıları Ölçeği’nden aldıkları puanın yüksek olduğu belirlenmiştir. Ayrıca örseleyici davranışlara maruziyet arttıkça öğrencilerin sürekli öfke düzeylerinin arttığı ve öfkelerini daha fazla dışarı yansıttıkları belirlenmiştir. Bu sonuçlar doğrultusunda, üniversite öğrencilerinin çocukluk döneminde yaşadıkları örselenme yaşantılarının tanımlanması, örselenme yaşantısı olan gençlerde gelişebilecek ruhsal sorunların belirlenmesi ve bunlara karşı önlem alınması önerilebilir.