Güleser ADA, Tuğçe KİRAZ
TOGÜ Sağlık Bilimleri Dergisi - 2026;6(3):547-561
Amaç: Premenstrüel sendromun (PMS) neden olduğu semptomlar, üreme çağındaki kadınları olumsuz etkiler ve yaşam kalitelerini düşürür. Bu çalışma, üniversite öğrencilerinde premenstrüel sendrom (PMS), beslenme alışkanlıkları ve uyku düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Bu betimsel ve korelasyonel çalışmaya toplam 401 kadın üniversite öğrencisi katılmıştır. Veriler, araştırmacılar tarafından hazırlanan anket formu , Premenstrüel Sendrom Ölçeği (PMSÖ), Sağlıklı Beslenme Tutum Ölçeği (SBTÖ) ve Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi (PUKİ) kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler (sayı, yüzde, ortalama, standart sapma), Pearson korelasyon analizi ve bağımsız örneklem t testi kullanılmıştır. Bulgular: Öğrenciler arasında PMS prevalansı %99,8 olarak bulunmuştur. Ayrıca, öğrencilerin %86,8'inin uyku kalitesinin düşük olduğu ve uyku kalitesi düşük olan katılımcıların PMS puanlarının daha yüksek ol duğu bulunmuştur. Ancak, iyi veya kötü uyku kalitesi, sağlıklı beslenme tutumlarını önemli ölçüde etkilememiştir (p=0.172). Sonuç: PMS, genç kadınlar arasında önemli bir sağlık sorunudur. Bu konuda başa çıkma yöntemlerini belirlemek ve kız öğrencileri bu k onuda güçlendirmek, gelecekteki yaşam kalitelerini iyileştirmeye yardımcı olabilir. PMS ile başa çıkmada, üniversite öğrencilerinin sosyal ve kültürel inançlarını belirlemek ve PMS'yi kontrol etmek için başa çıkma yöntemleri olarak diyet değişiklikleri, il aç kullanımı ve olumlu duygular sağlayan sosyal destek veya aktiviteler arayışına ilişkin algılarını dikkate almak gerekir. Çeşitli gruplar için rol model olan sağlık profesyonelleri, halk sağlığını teşvik etmede en önemli meslek gruplarından biridir.