ONURALP GÖRMEZ, KEMAL HASANÇAVUŞOĞLU, FATMA BETÜL KOÇ, AHMET FAZIL ÜÇER, ECREN PULATLI, EMRE DEMİR, İRFAN BERKAY KARACAN, DERYA GÖKMEN, BURÇİN ÇOLAK
Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıp Dergisi - 2025;58(2):81-84
Öz Amaç: Akıl hastalıkları dünya genelinde yaygın olmakla beraber sıklıkla önemli düzeyde damgalanma ile birlikte görülür ki bu durum da bireylerin yaşamlarını olumsuz yönde etkilemektedir. Bu çalışma psikiyatri kliniğinde ayaktan tedavi gören ve yatan hastaların arasındaki içselleştirilmiş damgalanma seviyesini araştırmayı ve çeşitli faktörlerin damgalanmayı nasıl etkilediğini anlamayı amaçlamaktadır. Yöntem: Çalışmaya Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Psikiyatri Anabilim Dalından 181 hasta (45 yatan hasta ve 136 ayaktan hasta) dahil edilmiştir. Veri toplama Ruhsal Hastalıklarda İçselleştirilmiş Damgalanma ölçeği (ISMI), DSÖ Yaşam Kalitesi (WHOQOL-BREF) ölçeği, Beck Anksiyete ve Depresyon Envanterleri kullanılarak gerçekleştirildi. İstatistiksel analizlerde, SPSS’de Mann-Whitney U testi ve korelasyon analizi kullanıldı. Ana bulgular: Bulgular, yatan hastaların ayaktan hastalara göre daha yüksek içselleştirilmiş damgalanma seviyelerine sahip olduğunu gösterdi (p = 0.01). Cinsiyet, mesleki statü ve gelir seviyesi, çeşitli içselleştirilmiş damgalanma boyutlarına ilişkin olarak anlamlı olarak ilişkili bulundu. Özellikle, cinsiyet (p = 0.02) ve gelir seviyesi (p = 0.01) ile ’Kalıp Yargıların Onaylanması’ ISMI seviyesi arasında anlamlı bir ilişki bulundu. Eğitim ve medeni hal ile toplam ISMI seviyeleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmadı. Ayrıca, anksiyete ve depresyon seviyeleri, içselleştirilmiş damgalanma seviyeleri ile anlamlı olarak ilişkili bulundu (p < 0.05). Temel Sonuç: Psikiyatride yatan hastalar, ayaktan tedavi alan hastalara göre daha yüksek içselleştirilmiş damgalanma seviyelerine sahiptir. Erkek cinsiyet, işsizlik ve düşük gelirin damgalanma seviyelerini arttırdığı görüldü. Bu bulgular, damgalanmayı azaltmak ve ruhsal sağlığı geliştirmek için müdahalelerin gerekli olduğunu vurgulamaktadır. Gelecek araştırmalar, daha büyük örneklem boyutlarına ulaşmayı ve birden fazla kurumdan katılımcı almayı hedeflemelidirler.