Safiye TEMEL, Zeynep BÜYÜK
Kocatepe Tıp Dergisi - 2026;27(1):144-156
Değişen çevresel koşullar ve teknolojik ilerlemelerle birlikte üremeye ilişkin sorunlar her geçen gün artmaya devam etmektedir. Eş zamanlı olarak, üreme sağlığı ile mikrobiyota arasındaki ilişkiye olan ilgi de giderek artmaktadır. İnsan vücudunda bağırsak, vajina, uterus, foliküler sıvı, testisler ve semende stabil mikrobiyota toplulukları bulunmaktadır. Mikrobiyota bileşenini ise birçok çevresel ve bireysel faktör etkileyebilmektedir. Bu faktörlerin etkisiyle belirli bir bölgedeki Laktobasillerin çeşitliliğindeki azalma veya artma disbiyozis olarak adlandırılan mikrobiyota dengesinde bozulmalara neden olmaktadır. Böylelikle bireyin hastalıklara olan duyarlılığı artmaktadır. Özellikle, bağırsak ve üreme sistemine ilişkin disbiyozlar, basit üreme sistemi enfeksiyonlarından kanserlere kadar son derece ciddi jinekolojik ve ürogenital sorunlara yol açmaktadır. Kadın ve erkekte, gamet kalitesini bozarak en başta fertilite ile ilgili sorunlara neden olmakta, devam eden süreçte ise gebeliği, doğumu, doğum sonu anne ve yenidoğan sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Bu nedenle, sağlıklı bir mikrobiyotanın sürdürülmesi, bireyleri patojenlerden korumada, üreme potansiyelini arttırmada ve olumsuz paternal, maternal ve yenidoğan sonuçlarını azaltmada önemlidir. Sonuç olarak, bu derlemede kadın ve erkek üreme sistemlerinde mikrobiyota holistik bir yaklaşımla tartışılmaktadır. Mikrobiyota bileşenini etkileyen faktörler, mikrobiyotanın kadında cinsel yolla bulaşan ve bulaşmayan hastalıklar, endometrial polip, endometriozis, endometrit, polikistik over sendromu, servikal kanser ve endometrial kanser gibi bazı jinekolojik sorunlar ile gebelik, doğum, doğum sonu dönem, yenidoğan ve anne sütü üzerinde; erkekte üreme sistemi sorunları ve spermatogenez sürecinde, ayrıca her iki cinsiyetle ilişkili olarak infertilite üzerinde önemli etkileri ve üreme sistemine ilişkin bozukluklarının önlenmesi, izlenmesi ve tedavisinde mikrobiyotaya yönelik uygulamalar açıklanmaktadır. Bulgular, sağlıklı mikrobiyotanın korunmasının, mikrobiyal değişikliklerin izlenmesinin ve iyileştirilmesinin üreme hastalıklarının yönetilmesine yardımcı olacağını desteklemektedir.