Gerçek AYDIN, Şafak HATIRNAZ, Ebru Saynur HATIRNAZ, Mehmet Bilge ÇETİNKAYA, Muhterem AKDENİZ, Nur Dokuzeylül GÜNGÖR, Oğuz GÜLER, Merdan Ali MERDANOĞLU, Asiye UZUN, Semra EROĞLU, Önder TOSUN, Ali BAHADIRLI, Engin YURTÇU, Betül KEYİF, Huri GÜVEY, Naziye GÜRKAN, Pervin KARLI, Zehra YILMAZ, Giorgio Maria BALDINI, Aziz İhsan TAVUZ, Radmila SPARIC, Nikoleta TABAKOVA, Andrea TINELLI, Mingju CAO, Seang Lin TAN, Oğuz HATIRNAZ, Michael DAHAN
Turkish Journal of Obstetrics and Gynecology - 2026;23(1):101-114
Letrozol ve diğer aromataz inhibitörleri, giderek artan biçimde birinci basamak ovülasyon indüksiyonu (Oİ) ajanları olarak kabul edilmekte olup, üreme tıbbında sonuçları iyileştiren etkili ve fizyolojik bir over stimülasyon yaklaşımı sunmaktadır. Aromatazı selektif olarak inhibe ederek periferal östrojen düzeylerini düşürmesi, geleneksel gonadotropin protokollerinde görülen suprafizyolojik östradiol maruziyetini azaltırken, mono- veya bifolliküler gelişimi desteklemektedir. Bu farmakolojik özellikler, letrozolün yalnızca Oİ'de değil, çeşitli yardımcı üreme tekniklerinde de kullanım alanının genişlemesine katkı sağlamıştır. Letrozolün in vitro fertilizasyon (IVF), in vitro maturasyon (IVM) ve Oİ'deki klinik faydalarını, etkinliğini ve güvenlilik profilini değerlendirmek; özellikle üreme sonuçları, over yanıtı, endometriyal etkiler, siklus karakteristikleri ve tedaviye bağlı advers olaylara odaklanmak. Aralık 2000 ile Kasım 2025 dönemini kapsayan kapsamlı bir sistematik tarama, PubMed, Embase, Cochrane Library ve Google Scholar gibi temel elektronik veri tabanlarında gerçekleştirilmiştir. Arama stratejisinde letrozol, aromataz inhibisyonu, Oİ, IVF ve IVM ile ilgili önceden belirlenmiş anahtar kelimeler kullanılmıştır. Randomize kontrollü çalışmalar, gözlemsel kohortlar ve meta-analizler dahil edilmiş; klinik dışı ve üreme tıbbıyla ilişkili olmayan veriler dışlanmıştır. İlgili sonuçlar çıkarılmış ve niteliksel olarak sentezlenmiştir. Letrozol, yardımcı üreme tedavileri, over stimülasyon stratejileri ve yumurtalık hiperstimülasyon sendromu risk yönetiminden ektopik gebelik ve endometriozis ilişkili infertiliteye kadar geniş bir klinik kullanım yelpazesi göstermektedir. Hedefe yönelik östrojen baskılanması, maliyet etkinliği ve olumlu güvenlilik profili ile bireyselleştirilmiş tedavi protokollerinin değerli bir bileşenidir. Bununla birlikte, optimal dozlama stratejilerinin netleştirilmesi, ideal hasta gruplarının belirlenmesi ve uzun dönem üreme ile obstetrik güvenliğin aydınlatılması için daha yüksek kaliteli çalışmalara ihtiyaç vardır.