FİKRET FATİH ÖNOL, YILÖREN TANIDIR, ALPASLAN AKBAŞ, EMİN ÖZBEK, ŞİNASİ YAVUZ ÖNOL
Urology Research & Practice - 2009;35(3):185-190
Amaç: Üreterorenoskopiye bağlı olan üreter kopmasında tanısal ve cerrahi yaklaşımların değerlendirilmesi. Gereç ve yöntem: 1999-2007 yılları arasında üreteroskopik cerrahiye bağlı olarak üreter kopması görülen üç hastanın cerrahi onarımı yapıldı. Hastaların ikisinde impakte distal ve mid-üreteral taş nedeniyle yapılan cerrahi girişime bağlı gelişen üreter kopması perioperatif dönemde tespit edildi ve onarım bir hastada uç-uca anastomoz, diğerinde ise psoas hitch yöntemi ile yapıldı. Başka bir merkezde proksimal taş nedeniyle opere edilen bir diğer hasta postoperatif 5. gün sağ yan ağrısı, hassasiyet ve ateş nedeniyle başvurdu. Perkütan nefrostomi yerleştirildikten sonra çekilen antegrad piyelogramda mid-üreterde geniş bir defekt olduğu saptandı. Kopmuş olan üreter, ilk cerrahi girişimden 3 hafta sonra, proksimal üretere kadar uzanan bir Boari flebi ile onarıldı. Tüm hastalarda üreter stenti cerrahi sonrası 6 hafta içinde çekildi. Bulgular: Tüm hastalarda cerrahi sonrası 6. ayda yapılan intravenöz piyelogramda dilatasyon ya da darlık olmaksızın üreter bütünlüğü izlendi. Ayrıca üreter darlık en az 18 aylık izlem süresince de saptanmadı. Sonuç: Endoskopik cerrahiye bağlı tam üreter kopmasının onarımı zor bir girişimdir ve hastaya özel yaklaşım gerektirir. Boari flebi, ileri üreter hasarlarında etkili bir tekniktir ve muhtemel bir ileal üreter replasmanına gereksinimi ortadan kaldırabilir. Ciddi komplikasyonların önlenmesinde en etkili yöntem, doğru üreteroskopik uygulamalardır.