GÖKSEL BAYAR, HÜSEYİN ACİNİKLİ, SİNAN LEVENT KİREÇÇİ, KAYA HORASANLI, AYHAN DALKILINÇ
The New Journal of Urology - 2015;10(3):15-21
Amaç: Çalışmamızda kliniğimizde üreteroskopi sırasında yaşanan komplikasyonları, bu komplikasyonları öngörücü faktörleri değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Kliniğimizde 2001-2014 yılları arasında üreter taşı için üreteroskopi yapılan hastaların dosyaları retrospektif olarak incelendi. Toplam 1015 hastaya uygulanan 1214 ünite üreteroskopi çalışmaya dahil edildi. Komplikasyonları evrelendirmek için Clavien- Dindo sınıflaması kullanıldı. Hastaların demografik verileri, taşın lokalizasyonu, boyutu ve impakte olması, litotripsi için kullanılan enerji kaynağı, taş kırma stratejisi, peroperatif gelişen komplikasyonlar incelendi. Komplikasyon gelişen (Grup-1) ve gelişmeyen (Grup-2) hastalar arasında karşılaştırma yapıldı. Bulgular: Hastaların ortalama yaşları 43± 17 (1-90) olup; tek seansta taşsızlık oranı % 89 olarak bulundu. Hastaların median takip süresi 7 (3-86) ay olup, bu süre komplikasyon gelişen grupta 12 (3- 86) aydır. Toplam 227 (% 22) hastada komplikasyon gelişti. Bunların 80’i (% 35) medikal tedaviyle düzeltilebilen evre 1-2 komplikasyonlardı. Taşın üst üreterde (p= 0,041), 10 mm’den büyük( p= 0,02) ve impakte (p= 0,016) olmasının komplikasyonu öngörücü faktörler olduğunu gözlemledik. Kır-bırak yöntemi uygulananlarda daha az komplikasyon geliştiğini gördük (% 1,3 vs. 7,6 p=0,001). Hastaların yaşının, cinsiyetinin, üreteroskopi yapılan tarafın ve yapan kişinin (üroloji uzmanı yada asistanı olması), işlem başında balon dilatasyon uygulamanın ve kullanılan taş kırma enerji kaynağının komplikasyon gelişen grupla diğer grup arasında farklı olmadığını gördük. Sonuç: Çalışmamızda üreter taşı için yapılan üreteroskopide taşın üst üreterde, 10 mm’den büyük veya impakte olmasının komplikasyon gelişimini artırdığı, kır-bırak yönteminin ise azalttığını tespit ettik.