ÜROLİTİYAZİSİ OLAN İNFANTLARDA SERUM 25-HİDROKSİVİTAMİN D DÜZEYLERİ: RETROSPEKTİF BİR ÇALIŞMA

Adem Yasin KÖKSOY, Hülya Gözde ÖNAL

Güncel Pediatri - 2026;24(2):119-125

Samsun City Hospital, Clinic of Pediatric Nephrology, Samsun, Türkiye

 

Giriş: İnfantlarda vitamin D desteği ile üriner taş oluşumu arasındaki ilişki tartışmalı olup, bu durum ürolitiyazis tanısı alan bebeklerde vitamin D desteğinin sürdürülmesi veya kesilmesi konusunda klinik uygulamalarda değişkenliğe yol açmaktadır. Bu çalışmanın amacı, infantlarda serum 25-hidroksivitamin D düzeyleri ile ürolitiyazis varlığı arasında bir ilişki olup olmadığını değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışmaya, üriner taş hastalığı şüphesiyle renal ultrasonografi yapılan 77 infant dâhil edildi. Hastalar, ultrasonografide ürolitiyazis saptananlar ve saptanmayanlar olmak üzere iki gruba ayrıldı. Serum 25-hidroksivitamin D düzeyleri ve idrar kalsiyum/kreatinin oranı dâhil olmak üzere klinik ve laboratuvar verileri kaydedildi. Hiperkalsiüri, yaşa özgü referans değerler kullanılarak tanımlandı. Ürolitiyazis ile ilişkili faktörler tek değişkenli ve çok değişkenli lojistik regresyon analizleri ile değerlendirildi. Bulgular: Toplam 77 infantın 54'ünde ultrasonografik olarak renal taş veya mikrolitiyazis saptandı. Taş saptanan ve saptanmayan gruplar arasında serum 25-hidroksivitamin D düzeyleri açısından anlamlı fark yoktu (34.44+/-13.63 ve 34.81+/-15.68 ng/mL; p=0.917). Hiçbir infantta vitamin D fazlalığı veya intoksikasyonu saptanmadı. Taş saptanan grupta idrar kalsiyum/kreatinin oranı daha yüksek bulundu median (min-max) [0.58 (0.02-1.98) ve 0.34 (0.08-1.8) mg/mg; p=0.031] ve hiperkalsiüri sıklığı daha fazlaydı (%37 ve %13; p = 0.030). Ancak yaş ve hiperkalsiüri, çok değişkenli analizlerde taş varlığı ile bağımsız olarak ilişkili bulunmadı. Serum vitamin D düzeyleri ise hem tek değişkenli hem de çok değişkenli analizlerde taş varlığı ile ilişkili değildi. Sonuç: Bu çalışmada, infantlarda serum 25-hidroksivitamin D düzeyleri ile ürolitiyazis varlığı arasında bir ilişki saptanmamıştır. Bulgularımız, erken infant döneminde taş oluşumunun yalnızca vitamin D durumu ile açıklanamayacağını düşündürmektedir. Bu nedenle, ürolitiyazisi olan infantlarda vitamin D desteğinin sürdürülmesi veya kesilmesine ilişkin kararlar, yalnızca serum vitamin D düzeylerine değil; idrar kalsiyum atılımı başta olmak üzere genel metabolik ve klinik bağlam göz önünde bulundurularak verilmelidir.