ARZU ETEM AKAĞAÇ, EBRU ETEM ÖNALAN, SEMBOL TÜRKMEN YILDIRMAK
Journal of Turkish Clinical Biochemistry - 2011;9(1):1-7
Amaç: Vitiligo melanositlerin yıkımı ile seyreden depigmentasyon ile karakterize yaygın bir deri hastalığıdır. Etyopatogenezi tam olarak bilinmemekle beraber otoimmün hipotez üzerinde durulmaktadır. Vitiligo olgularında, kontrol grubuna göre otoimmün tiroid hastalıkları ve tiroid otoantikorlarının prevalansının yüksek olduğu bilinmektedir. Çalışmamızda, Uşak yöresinde sağlıklı bireyler ve vitiligo hastalarında otoimmün tiroid hastalıklarının prevalansı ile tiroid fonksiyon testleri ve anti-tiroid peroksidaz (anti-TPO), anti-tiroglobulin (anti-TG) düzeylerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza 66 (34 kadın ve 32 erkek) vitiligolu hasta ve 54 (26 bayan ve 28 erkek) kontrol olgusu dahil edildi. Serum serbest T3 (sT3), serbest T4 (sT4), tiroid stimulan hormon (TSH) ve anti-TPO ve anti-TG düzeyleri, "chemiluminescent" enzim immünometrik yöntemle Siemens ticari kitleri kullanılarak Advia Centaur XP hormon analizöründe ölçüldü. Aynı zamanda 24 vitiligolu hasta ve 24 kontrol olgusunda anti-TPO ve anti-TG tayin edildi. Bulgular: Çalışmamızda hasta grubunun %25’inde (17/66) ve kontrol grubunun %5.5’inde (3/54) tiroid fonksiyon testlerinde bozukluk ve/veya çeşitli tiroid patolojileri tespit edildi (p=0.01). Kontrol grubu ile karşılaştırıldığında vitiligolu hastalarda ortalama anti-TG ve anti-TPO düzeyleri açısından bir farklılık bulunmamasına rağmen, anti-TPO pozitifliği yüzdesi açısından istatistiki olarak anlamlı bir farklılık saptandı (p=0.04). Anti-TPO hastaların %29,1 (7/24)’inde ve kontrolün %4.1 (1/24)’inde, anti- TG hastaların %20.8 (5/24) ve kontrolün %4.1 (1/24)’inde yüksek bulundu (p=0,18). Sonuç: Çalışmamıza göre, Hashimato tiroiditi ve Graves’ hastalıkları gibi otoimmün tiroid hastalıklar ının kısmi olarak duyarlı ve özgün belirteci olan anti-TPO düzeylerinin vitiligolu hastalarda anlamlı olarak arttığı gösterildi. Vitiligo hastalarının tiroid bezi hastalıkları yönünden periyodik olarak takip edilmelerini önermekteyiz.