UTERİN ADENOKARSİNOMDA MMR PROTEİN EKSPRESYON KAYBI: SIKLIĞI KLİNİKOPATOLOJİK KORELASYONLARI VE PROGNOSTİK ETKİLERİ

Ali TÜMKAYA, Kenan Serdar DOLAPÇIOĞLU, Esin DOĞAN, Ahmet BEYAZIT, Can YAZIRLI

Ege Journal of Medicine - 2026;65(1):33-39

Hatay Mustafa Kemal University Department of Obstetrics and Gynecology Hatay/ Türkiye

 

Amaç: Endometriyal kanser, dünya genelinde en sık görülen jinekolojik malignitedir. Cancer Genome Atlas (TGCA) moleküler sınıflandırması, mutasyon yükü ve kopya sayı değişikliklerine göre dört farklı moleküler alt tip tanımlamıştır. MMR protein ekspresyon kaybı (dMMR), geleneksel histopatolojik özelliklere kıyasla üstün prognostik bilgi sağlayan ve tedavi stratejilerini yönlendiren önemli moleküler belirteçlerden biridir. Bu çalışmanın amacı uterin adenokarsinomlu hastalarda dMMR sıklığını belirlemek ve bunun klinikopatolojik ve prognostik parametrelerle ilişkisini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışmada, Ocak 2019 ile Kasım 2024 tarihleri arasında uterin adenokarsinom/endometrioid karsinom tanısı alan elli hasta analiz edildi. İmmünohistokimyasal değerlendirme MSH1, MSH6, PMS2 ve MLH1 antikorları kullanılarak yapıldı. Hastalar, FIGO 2023 evreleme sistemine göre yeniden evrelendirildi. Bulgular: Yirmi hastada (%40) uyuşmayan onarım (MMR) proteini ekspresyonunda kayıp gözlendi. Çalışma grubunun ortalama yaşı 59,1+/-8,5 yıldı. İmmünohistokimyasal analiz, 3 hastada (%6) MSH2 kaybı, 4 hastada (%8) MSH6 kaybı, 13 hastada (%26) MLH1 kaybı ve 17 hastada (%34) PMS2 kaybı olduğunu gösterdi. MSI pozitifliği olan hastalar daha genç yaşta tanı aldı, daha yüksek lenfovasküler invazyon oranlarına sahipti ve lenf nodu metastazı açısından daha yüksek risk taşıdı (sırasıyla p:0,18; p:0,32; p:0,40). Sonuç: dMMR değerlendirmesi, endometrial kanserde değerli prognostik bilgi sağlar. Moleküler sınıflandırmanın, gelecekte adjuvan tedavi yaklaşımlarını yönlendirmede ve kişiye özel tedavi stratejileri geliştirmede kilit bir rol oynaması beklenmektedir.