GİZEM BOZ İZCEYHAN, ERALP BULUTLAR, ÇETİN KILIÇÇI
Southern Clinics of Istanbul Eurasia - 2024;35(1):54-58
GİRİŞ ve AMAÇ: Pelvik organların vajina içine veya dışına fıtıklaşması, pelvik organ prolapsusu veya kısaca POP olarak bilinen durumdur. Şu anda, henüz doğurganlık çağında olan genç kadınlarda POP’u tedavi etmek için ne tür bir cerrahi prosedürün kullanılması gerektiği bilinmemektedir. Bu yazı, bu ameliyatı geçirdikten sonra miadına ulaşan gebe hastamızı sunmak ve POP’un cerrahi tedavisinde yeni bir yöntem olan vajinal yardımlı laparoskopik sakrohisteropeksi prosedürü ile ilgili literatür taraması yapmak amacıyla hazırlanmıştır.. Bu hedeflerin her ikisi de bu makalenin yazılmasıyla gerçekleştirildi. YÖNTEM ve GEREÇLER: 32 yaşında iki normal spontan vajinal doğum öyküsü olan hasta vajinasında ele gelen kitle şikâyeti ile hastanemize başvurdu. Hastamızın doğurganlık çağında olması ve yakın gelecekte gebe kalmayı planlaması nedeniyle vajinal asiste laparoskopik sakrohisteropeksi (VALSH) olarak bilinen uterus koruyucu bir operasyon olmasını önerdik. Ameliyattan bir yıl sonra spontan gebeliği olan hasta, 38. gebelik haftasında sezaryen ile sağlıklı bir bebeğe sahip oldu. BULGULAR: POP’un cerrahi tedavisinde yeni bir yöntem olan vajinal asiste laparoskopik sakrohisteropeksi prosedürü ile ilgili literatür taraması yaptık. Şu anda, henüz doğurganlık çağında olan genç kadınlarda POP’u tedavi etmek için ne tür bir cerrahi prosedürün kullanılması gerektiği bilinmemektedir. Çalışmalar, genç kadınların cerrahi tedaviyi takiben POP nüksetme ihtimalinin arttığını göstermiştir; ancak bugüne kadar cerrahi POP onarımının sonraki gebelikler üzerindeki etkisini ve bu gebeliklerde meydana gelen doğum şeklini araştıran hiçbir çalışma yapılmamıştır. TARTIŞMA ve SONUÇ: Gebeliğin 6. haftasında, 6. ayında ve doğumdan sonraki 12. ayında yapılan tetkiklerin hiçbirinde prolapsus rekürrensine dair bir bulguya rastlanmadı. Uyguladığımız cerrahi yöntemin gebelik beklentisi olan fertil çağdaki hastalar için uygun bir teknik olduğunu düşünmekteyiz. Prolapsus rekürensinin olmaması, gebeliğin miada ulaşabilmesi ve komplike hale gelmemesi düşüncemizi desteklemektedir.