EVRİM BOSTANCI, SELÇUK AYAS, TELCE AYŞEN BOZA, AYŞE GÜRBÜZ, ATEŞ KARATEKE
Dicle Tıp Dergisi - 2015;42(2):175-180
Amaç: Uterus sarkomlu olguların evrelerine, histolojik tiplerine ve uygulanan tedavi yöntemlerine göre rekürrens ve sağkalım oranlarının ortaya konulmasıdır. YÖNTEMLER: Çalışmaya 2001- 2011 tarihleri arasında Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Jinekoloji servislerinde uterin sarkom tanısı alan 29 olgu dahil edildi. Hastaların dosyalarına ulaşılarak retrospektif olarak sosyodemografik veriler, hastalığın tanı ve tedavi süreçlerinde uygulanan yöntemler araştırıldı. Hastalar aranarak hastalığın progresyonu, sağkalım süreleri, rekürrens durumları öğrenildi. Bulgular kayıt edilerek istatiksel olarak analiz edildi. BULGULAR: Hastaların tanı anındaki ortalama yaşı 51,2 (±13SD) olarak saptandı. Olguların %68,9’ u postmenopozal dönemde tanı aldı. Hastaların en sık (%72,3) başvuru şikayeti vaginal kanama idi. FIGO 2009’ a göre evrelenen hastaların %51,7’ sinin evre 1, %34,4’ ünün evre 3 olduğu saptandı. Olguların yirmiikisine (%75,8) total abdominal histerektomi(TAH) + bilateral salpingo ooferektomi (BSO)+ omentektomi + bilateral pelvik- paraaortik lenf nodu diseksiyonu (BPPLND) yapıldı. Ortalama tümör büyüklüğü 10,2(±8,5) cm olarak saptandı. Olguların %34,4 (n=10)’ ünde lenf nodu tutulumu mevcuttu. Operasyon sonrası ortalama yaşam süresi 3,2 yıl olarak hesaplandı. Verilerin toplandığı Aralık 2013 tarihine kadar oniki olgu (%41,37) eksitus oldu. SONUÇ: Uterus sarkomları erken evrede bile prognozu kötü olan tümörlerdir. Her bir histolojik tip ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Adjuvan tedavilerin rolü tartışmalıdır.