UZUN ETKİLİ ENJEKTE EDİLEBİLİR HIV TEDAVİLERİNE YÖNELİK ALGILAR, TUTUMLAR VE TERCİHLER: TÜRKİYE'DE HIV İLE YAŞAYAN BİREYLER ARASINDA KESİTSEL BİR ANKET ÇALIŞMASI

Berna KARAİSMAİLOĞLU, Meliha MERİÇ KOÇ, Alper GÜNDÜZ, Özlem ALTUNTAŞ AYDIN

Mediterranean Journal of Infection Microbes and Antimicrobials - 2026;15(1):153-159

University of Health Sciences Türkiye, Başakşehir Çam and Sakura City Hospital, Clinic of Infectious Diseases and Clinical Microbiology, İstanbul, Türkiye

 

Giriş: Uzun etkili enjekte edilebilir antiretroviral tedavi (LAI-ART), günlük oral tedaviye bir alternatif sunmakta ve insan bağışıklık yetmezliği virüsü (HIV) bakımında önemli bir yeniliği temsil etmektedir. Türkiye'de yakın zamanda ruhsatlandırılmış olmasına rağmen, geri ödeme eksikliği nedeniyle henüz klinik uygulamaya entegre edilmemiştir. Bu çalışma, Türkiye'de HIV ile yaşayan bireyler arasında LAI-ART'a yönelik farkındalık, tutum ve tercihleri değerlendirmeyi amaçlamıştır. Gereç ve Yöntem: Bu kesitsel anket çalışması, Nisan-Ağustos 2025 tarihleri arasında Türkiye'de üniversiteye bağlı bir enfeksiyon hastalıkları polikliniğinde antiretroviral tedavi almakta olan HIV pozitif erişkinler arasında yürütülmüştür. Rutin takip ziyaretlerine gelen uygun katılımcılar (>=18 yaş), sosyodemografik ve klinik özellikler ile LAI-ART ilişkin farkındalık, tutum ve tercihleri değerlendiren yapılandırılmış ve anonim bir anketi doldurmaya davet edilmiştir. Birincil sonlanım noktası, hekim tarafından önerilmesi durumunda LAI-ART'ı kabul etme istekliliği olup; ikincil sonlanım noktaları farkındalık düzeyi, tercih edilen uygulama ortamı ve algılanan avantajlar ile dezavantajları içermektedir. Bulgular: Toplam 200 katılımcının ortalama yaşı 37,8 olup, %91'i erkekti. Katılımcıların büyük çoğunluğu (%92) hastalığının iyi kontrol altında olduğunu düşünmekteydi; %66'sı tek tablet rejim kullanmaktaydı ve daha yüksek ilaç yükü daha düşük tedavi uyumu ile ilişkiliydi (p = 0,045). LAI-ART'a yönelik farkındalık orta düzeydeydi ve katılımcıların %30'u bu tedaviden habersizdi; erkekler kadınlara göre daha fazla bilgi sahibiydi. Hekim önerisi durumunda katılımcıların %79'u enjekte edilebilir tedaviyi kabul etmeye istekli olduğunu belirtti. Algılanan başlıca avantajlar günlük ilaç alma zorunluluğundan kurtulma (%85) ve unutkanlığın ortadan kalkması (%72) iken, en önemli endişe yan etki korkusuydu (%51). Son dönemde ilaç dozunu atlama ile tedaviye geçiş istekliliği arasında anlamlı bir ilişki saptanmadı (p = 0,57). Sonuç: Katılımcılar genel olarak LAI-ART'a güçlü bir ilgi göstermiştir. Bu bulgular, özellikle kadınlar arasında hedefe yönelik eğitim ihtiyacını ve yan etkiler ile enjeksiyon planlamasına ilişkin endişelerin giderilmesine yönelik stratejilerin önemini ortaya koymaktadır.