HATİCE KILIÇ, NAZMİYE KAPUSUZ, H CANAN HASANOĞLU
Solunum Hastalıkları Dergisi - 2013;24(3):118-125
Hastanedeki ölümlerin en yaygın nedenlerinden birisi pulmoner embolism’dir (PE). Rutin otopsiler, Hastanedeki tüm ölümlerin %10-25’ini PE’lerin oluşturduğunu göstermektedir. Bu hastaların bir kısmında PE’ye yol açan terminal hastalıklar mevcutken önemli bir kısmınında tamamen sağlıklı bireyler oldukları gözlendi. Hastanede yatan her 100 hastadan yaklaşık birinin PE’ye bağlı öldüğü tahmin edilmektedir. Bu hastaların yarısından fazlasının etkin profilaksi ile kurtarılması mümkündür. PE’lerin %90’dan fazlasının bacaklardaki derin ven trombozu orijinli olduğu saptanmıştır. DVT ise genellikle uzun dönemde proksimal ven trombozlu hastalarda kronik bacak ülserleri ve postromboflebitik sendrom gibi komplikasyonlara yol açabilen bir durumdur. PE hastanedeki ölümlerin önlenebilir en yaygın nedenidir. Bununla birlikte PE sıklıkla silik bir kliniğe sahiptir ve tüm DVT olgularının %80’den fazlası klinik bulgu vermez. Bu nedenle PE ve DVT olgularının etkin bir şekilde profilaksi ile önlenmesi, olası birçok komplikasyonun üstesinden gelinmesini sağlayabilir. Bu derlemede dahili ve cerrahi hastalarda venöz tromboembolizm profilaksisinin ACCP 2013 klavuzundaki güncellenen bilgiler ışığında incelenmesi amaçlandı. Zamanında ve etkin bir şekilde yapılan tedavi yaklaşımı ile VTE’ye bağlı gelişebilecek mortalite ve morbiditeyi en aza indirgemek mümkündür. Üstelik, PE ve DVT’ye karşı alınan önlemlerin maliyeti, bu hastalıklar geliştiğindeki tedaviye göre maliyet yarar ilşkisi açısından daha ekonomiktir.