Sümeyra Kayalı
Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti Dergisi - 2025;55(4):227-234
Amaç: Bu çalışmada, hastanemiz yoğun bakım ünitesinde takip edilen ventilatör ilişkili pnömoni tanısı almış hastalarda, endotrakeal aspirat kültürü ile saptanan bakteriyel etkenler ve bu etkenlerin antibiyotik duyarlılıkları incelenmiştir. Yöntem: Çalışmaya, yoğun bakım ünitesinde takip edilen ve ventilatör ilişkili pnömoni tanısı konmuş hastaların endotrakeal aspirat kültür sonuçları retrospektif olarak taranarak dahil edildi. Bakteri tanımlaması konvansiyonel yöntemlerle gerçekleştirildi. Antibiyotik duyarlılığı ise disk difüzyon ve Epsilometre testi (E-test) yöntemleriyle belirlendi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 74 hastanın 39'u (%52.7) erkek, 35'i (%47.3) kadındı. Hastaların yaş ortalaması 73.26 +/- 12.54 olarak hesaplandı. On iki (%16.2) hastada ikişer atak olmak üzere toplam 86 ventilatör ilişkili pnömoni atağı tespit edildi. Sadece iki atakta (%2.3) polimikrobiyal üreme gözlendi. İzole edilen etkenler sırasıyla; Acinetobacter spp. (%45.5), Pseudomonas spp. (%19.3), Staphylococcus aureus (%10.2), Klebsiella spp. (%9.1) ve diğer Enterobacterales türleriydi. Acinetobacter spp. izolatlarının %95'i ve Pseudomonas spp. izolatlarının %17.6'sı, üç veya daha fazla antibiyotik sınıfına dirençli oldukları için çoklu ilaca dirençli (ÇİD) suşlar olarak değerlendirildi. S. aureus izolatlarının %22.2'si metisiline dirençli S. aureus (MRSA) olarak saptandı. Enterobacterales türlerinde genişlemiş spektrumlu beta-laktamaz (GSBL) üretim oranı %50 ve üzerindeydi. Sonuç: Sağlık kuruluşlarında ventilatör ilişkili pnömoni etkenlerinin dağılımı ve antibiyotik direnç profilleri arasında farklılıklar gözlendiğinden, her sağlık kuruluşunun ventilatör ilişkili pnömoni etkenlerine ilişkin bakteriyel dağılımı ve antibiyotik direnç paternlerini analiz etmesi ve güncel epidemiyolojik verileri takip etmesi gerekmektedir. Anahtar kelimeler: Ventilatör ilişkili pnömoni, yoğun bakım ünitesi, çoklu ilaca dirençli