VERTEBROPLASTİ UYGULANAN HASTALARİN DEĞERLENDİRİLMESİ: TEK MERKEZ DENEYİMİ

Yasin TAŞKIN, Veysel KIYAK, Özgür DEMİR, Yunus Emre KUYUCU

Pamukkale Tıp Dergisi - 2026;19(3):507-515

Tokat Gaziosmanpasa University, Faculty of Medicine, Department of Neurosurgery, Tokat, Türkiye

 

Amaç: Bu çalışmanın amacı kliniğimizde vertebra kırıkları nedeniyle vertebroplasti ve kifoplasti uygulanan hastaların demografik, klinik ve radyolojik özelliklerini değerlendirmek ve sonuçlarımızı literatürle karşılaştırmalı olarak sunmaktır. Gereç ve yöntem: 2013-2024 yılları arasında vertebra kırığı nedeniyle vertebroplasti (n=92) veya kifoplasti (n=49) uygulanan toplam 141 hasta retrospektif olarak incelendi. Yaş, cinsiyet, tedavi edilen seviye, patoloji türü, eşlik eden hastalıklar, travma öyküsü, başvuru semptomları ve takip süresince radyolojik olarak boy kısalması gibi parametreler değerlendirildi. Bulgular: Toplam 141 hastanın %65,2'sine vertebroplasti, %34,8'ine kifoplasti uygulandı. Hastaların yaş ortalaması 64,91+/-14,07 yıl (aralık: 20-92 yıl) olarak belirlenmiştir. Kadın hastaların oranı %56,7 (n=80), erkek hastaların oranı ise %43,3 (n=61) olarak saptanmıştır. Patolojik tanı, kırıkların %79,4'ünün osteoporotik veya kemik kaynaklı olduğunu ortaya koydu. Hastaların %41,8'inde travma öyküsü mevcuttu. En sık etkilenen vertebra seviyesi, vakaların %23,4'ünde gözlenen L1 seviyesiydi. Hastaların %86,4'ünde tek seviyeli kırıklar mevcuttu. Tüm hastalardaki temel şikayet ağrıydı. Ayrıca, hastaların %71,6'sında en az bir eşlik eden hastalık vardı. Travma öyküsü osteoporotik (kemik kaynaklı) kırıklarda anlamlı olarak daha yaygındı ( p<0,001), ancak tümör grubunda daha az sıklıkta görüldü. Sonuç: Tedavi seçimi, altta yatan patoloji ve radyolojik bulgulara göre kişiselleştirilmelidir. Etkili ağrı kontrolü ve ağrı kesici kullanımının azaltılması, yaşam kalitesini önemli ölçüde iyileştirmek ve günlük aktivitelere daha erken dönüşü sağlamak için çok önemlidir.