Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

VİSAGİZM KONSEPTİNİN DOĞAL DİŞLER İLE UYUMUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ

ŞÜKRÜ CAN AKMANSOY, ZELİHA ŞANIVAR ABBASGHOLİZADEH, YASEMİN ÖZKAN

Yeditepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dergisi - 2022;18(2):20-23

Marmara Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Protetik Diş Tedavisi A.D., İstanbul

 

GİRİŞ ve AMAÇ: Visagizm konseptinin, diş hekimlerine sadece estetik yönden değil aynı zamanda hastayı duyguları, kişilik algısı, davranışları ve özgüveni üzerinden değerlendiren psikososyal açıdan da yaklaşım sağlayarak restorasyonları tasarlama imkânı sağladığı iddia edilmektedir. Bu çalışmada, Visagizm konsepti uyarınca yapılan psikososyal analiz sonuçları ile hastaların doğal diş formları arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. YÖNTEM ve GEREÇLER: Elli adet katılımcıya Visagizm konseptine göre psikososyal analiz yapılabilmesi için 50 soruluk bir anket uygulandı. Bununla beraber, katılımcılardan üst anterior dişlerinin tamamının belirgin şekilde görünebildiği fotoğrafları çekildi. Bu fotoğraflar üzerinden katılımcıların diş formları iki farklı hekim tarafından kör biçimde sınıflandırıldı. Katılımcıların anket sonucunda çıkan psikososyal kişilik tipleri sonucu olması gerektiği düşünülen diş formları ile hekimler tarafından belirlenen doğal diş formları arasındaki uyum değerlendirildi. BULGULAR: Katılımcıların psikososyal analiz sonuçları 3 (%6) melankolik, 22 (%44) neşeli, 7 (%14) neşeli-asabi, 15 (%30) neşeli- melankolik ile 3 (%6) neşeli-sakin olarak tespit edildi. Fotoğraflar üzerinden yapılan değerlendirmeler sonucunda ise diş formları 10 (%20) oval, 4 (%8) üçgen, 18 (%.36) dikdörtgen ve 18 (%.36) kare olarak belirlendi. Katılımcıların psikososyal analiz sonuçları neticesinde beklenen diş formları ve doğal diş formları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır (p<0,005). TARTIŞMA ve SONUÇ: Vigagizm konsepti günümüzde henüz çok yeni bir yaklaşım olup, bireyler üzerindeki pratik uygulamaları primitif düzeydedir. İlerleyen zamanlarda, bu konu üzerine farklı sosyoekonomik çevrelerde daha fazla örneklem sayısı kullanılarak çalışmalar yapılması sonuçların doğrulanması adına yol gösterici olacaktır.